KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2014/23603 E., 2017/18569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2017
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanıklara yükletilen hakaret suçlarından dolayı kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanıklar ... ve ...'ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
B- Sanıklar hakkında tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıkların, mağdurun yanına giderek ona hitaben "icra takibinden vazgeç, yoksa seni de oğlunu da öldürürüz" şeklinde sözler ile tehdit ettiklerinin iddia edilmiş olması karşısında, kanıtlanması halinde eylemin, TCK'nın 106/2-c maddesinde tanımlanan birden fazla kişi ile tehdit suçunu oluşturabileceği, davaya bakma ve kanıtları değerlendirme görevinin üst dereceli asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanıklara isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/23603, K. 2017/18569, 4 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama