İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi
4. Ceza DairesiEsas: 2014/7355Karar: 2014/29267Tarih: 16 Ekim 2014

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2014/7355 K.2014/29267

Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4. Ceza Dairesi 2014/7355 E. , 2014/29267 K.

"İçtihat Metni"Tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, ... Sulh Ceza Mahkemesince verilen 23/03/2011 gün ve 2009/687 esas, 2011/230 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 10/12/2013 gün ve 2012/31462 esas, 2013/31527 karar sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...'in tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE" oy çokluğu ile karar verilmiştir. I-İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/02/2014 gün ve 2011/320094 sayılı yazısı ile; “7201 sayılı Tebligat Kanununun 21 maddesince, Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkra uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar" hükmünü içermektedir. 25/01/2012 tarih ve 28184 nolu Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 29. maddesince muhatabın geçici olarak başka yere gitmesi durumunda 21, 22, 23, 25, 26 ve 27. maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir. Bu kişiler, tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Bu kişilerin beyanlarını imzadan kaçınmaları ve tebliğ evrakını kabul etmemeleri durumunda, tebliğ memuru bu hususu tutanağa yazar, imzalar ve tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti üyesinden birine ya da kolluk amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve teslim ettiği kişinin adresini içeren ihbarnameyi gösterilen adresin kapısına yapıştırır. Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 21, 22, 23, 25, 26 ve 27 nci maddelerde yazılı kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren on beş gün sonra yapılmış sayılır." hükmünü içermektedir. Muhatabın adreste bulunmaması, ölmesi veya adresinden sürekli olarak ayrılması halinde yapılacak işlemi hükme bağlayan 30 maddesinin birinci fıkrası uyarınca, adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Anayasa (m.40/2), AİHS'de (m. 13) ve yasada (5271, m. 34/2 ve 232/6) etkili başvuru yolu ve yöntemine verilen önem dikkate alındığında, "tebligatın şekli" değil, "özde, gerçek, yararlanılabilir, amaca uygun, hak arama yollarını engellemeyecek, etkin başvuru yolunu kapatılmayacak" biçimde yapılması gerekmektedir. Maddi olayda, sanığa 7201 sayılı Tebligat Yasasının 21. maddesi ile hükmü ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 29 ve 30. Maddesine göre usulünü uygun şekilde tebliğ edilmediği, Müşteki sanık ...'e yönelik yapılan tebligatta, tebligatı yapan memur, tebligat parçasına, muhatabın "işine gittiğinden" ibaresini yazmıştır. Muhatabın komşusunun imzası alınmadığına göre, muhatabın işe gittiğinin kimden öğrenildiği de resmi olarak belgelenmiş değildir. Muhatabın adresinden uzun süreli mi, yoksa kısa süreli mi ayrıldığı konusunda da ikna edici bir belge bulunmadığına göre, tebligatla ilgili kuşkular bulunmakta olduğu gözönüne alınarak tebligatta yer alan eksikliğin, sanık lehine yorumlanması gerekmektedir. Bu itibarla, Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10/12/2013 gün ve 2012/31462 Esas, 2013/31527 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında 5320 sayılı Kanunun 8/1ve 1412 sayılı C.Y.Yasasının 317 maddesince temyiz isteminin reddine ilişkin kararı hukuka aykırı olduğu ve sanık hakkında temyiz istemiyle ilgili esastan inceleme yapılması ve sanık hakkında tehdit suçundan TCK 106/1, 43/1, 62 maddelerinden 6 Ay 7 Gün Hapis ve TCK 50/1-a,52/2 maddelerinden 3740 TL adli para cezasına hükümlülüğüne ilişkin kararın onanmasına karar verilmesi istemiyle karara itiraz edilmiştir. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamı gözönüne alındığında, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 23/03/2011 tarih ve 2009/687 E- 2011/230 K sayılı kararıyla TCK 106/1, 43/1, 62 maddelerinden 6 Ay 7 Gün Hapis ve TCK 50/1-a,52/2 maddelerinden 3740 TL adli para cezasına hükümlülüğüne ilişkin sanığın yokluğunda verilen kararın müşteki sanık ...'e 7201 sayılı Tebligat Yasasının 21. maddesi hükmü ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 29 ve 30. maddesine göre usulüne uygun biçimde tebliğ edilmediği, müşteki sanık ...'e yönelik yapılan tebligatta, tebligatı yapan memur, tebligat parçasına, muhatabın "işine gittiğinden" ibaresini yazdığı, muhatabın komşusunun imzası alınmadığına göre, muhatabın işe gittiğinin kimden öğrenildiği de resmi olarak belgelenmiş olmadığı ve sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesince yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı ve sanığın temyiz isteminin öğrenme ile yasal süresi içinde yapıldığının kabulüyle esastan inceleme yapılarak sanık hakkında tehdit suçundan TCK 106/1, 43/1, 62 maddelerinden 6 Ay 7 Gün Hapis ve TCK 50/1-a,52/2 maddelerinden 3740 TL adli para cezasına hükümlülüğüne ilişkin kararın onanması karar verilmesi, İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, dosyanın itiraz hakkında bir karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü: II- İTİRAZIN KAPSAMI İtiraz, tehdit suçundan, sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararında temyiz isteğinin reddine dair, Dairemizin 10/12/2013 tarihli kararına ilişkindir. III- KARAR Usule uygun olmadığı iddia edilen tebligat evrakının incelenmesinde; Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca, sanığın veya kendisine tebligat yapılabilecek bir kimsenin bildirilen adreste bulunmaması nedeniyle tebliğ memurunca tebliğ olunacak evrakın, o yerin muhtarına imza karşılığında teslim edildiği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnamenin (2 nolu haber kağıdı) gösterilen adresin kapısına yapıştırıldığı, adreste bulunmama nedeniyle sanığa keyfiyetin haber verilmesinin de komşularından birine bildirildiği, komşunun isim vermekten ve imzadan imtina ettiği, bu haliyle yapılan tebligatın kanuna uygun olduğu anlaşılmıştır. Zira, Tebligat Kanununun 21. maddesindeki, “adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesinin mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi” hususunun yapılacak tebliğin kurucu unsuru olmadığı, maddede geçen “mümkün oldukça” ibaresinden anlaşılmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.04.2011 tarih 4/252-58 sayılı kararı da bu yöndedir. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin, Tebligat Kanununun 21/1.maddesini açıklayan, 31/1. maddesi de “...Tebliğ memuru; a) Muhatap veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kişiler, o adreste bulundukları halde hiçbirinin tebliğ anında gösterilen adreste mevcut olmamaları, b) Muhatap ya da kendilerine tebligat yapılabilecek kişilerin tebellüğden kaçınması, c) Muhatap, gösterilen adreste hiç oturmamış veya bu adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi tebligatın, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine bu husus meşruhat verilerek çıkarılması, Hallerinden biri gerçekleştiği takdirde tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi üyesinden birine ya da kolluk amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder. Tebliğ memuru, ek-1'de yer alan (2) numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırır. (a) bendinde belirtilen halin gerçekleşmesi durumunda tebliğ memuru, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir...” şeklinde düzenlenmiş olup, komşu, yönetici veya kapıcı isim ve imzasının zorunlu olmadığını göstermektedir. Dosyanın incelenmesinde de, sanığa duruşma günü tebligatının yapıldığı ve sanığın savunmasında verdiği adresin “... caddesi ....sokak... apt. kat:4 daire...” olduğu, sanığın yokluğunda verilen hükmün de aynı adrese tebliğe çıkarıldığı ve Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildiği, sanığın temyiz dilekçesinde tebligat usulsüzlüğüne ilişkin bir itirazda bulunmadığı gibi temyiz dilekçesinde bildirdiği adresin de aynı adres olduğu görülmüştür. Tüm bu hususlardan sanığın yokluğunda verilen hükmün sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşıldığından, Dairemizin 10/12/2013 gün ve 2012/31462 esas, 2013/31527 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/7355, K. 2014/29267, 16 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

  • Mercii: Yargıtay
  • Daire: 4. Ceza Dairesi
  • Esas No: 2014/7355
  • Karar No: 2014/29267
  • Tarih: 16 Ekim 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2014/7356 K.2014/10749
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2014/7356 K.2014/13910
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/7357 K.2014/30086
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/7357 K.2014/10570
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/7357 K.2014/15310
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2014/7358 K.2014/14355

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.