İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/10427 K.2015/31063

4. Ceza Dairesi 2015/10427 E. , 2015/31063 K. "İçtihat Metni" Tebliğname No : 4 - 2012/102667 MAHKEMESİ : İskilip(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 27/10/2011 NUMARASI : 2011/156 (E) ve 2011/374 (K) SUÇ : Tehdit Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz…

Esas2015/10427Karar2015/31063Tarih11 Haziran 2015Okuma6 dk · 1.178 kelime

KÜNYE

Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2015/10427
Karar No
2015/31063
Karar tarihi
11 Haziran 2015
Konu
Finans Hukuku

Karar Detayı

1.178 kelime·6 dk okuma

4. Ceza Dairesi 2015/10427 E. , 2015/31063 K. "İçtihat Metni" Tebliğname No : 4 - 2012/102667 MAHKEMESİ : İskilip(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 27/10/2011 NUMARASI : 2011/156 (E) ve 2011/374 (K) SUÇ : Tehdit Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle temyiz süresinde kabul edilerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak.

Sanığın, müştekiye söylediği "bundan sonra ya sen benim anamı s......sin, ya da ben sizin ananızı alayınızın anasını s......m" biçimindeki sözlerin, TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde tanımlanan, müştekinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik tehdit niteliğinde olduğu ve bu suçun takibinin şikayete bağlı olmadığı, gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçe ve hatalı nitelendirme ile eylemin sair tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilerek, şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi,

Kanuna aykırı ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY: Dairemizin 28/05/2015 tarih ve 2015/10427 Esas, 2015/31063 sayılı İskilip Sulh Ceza Mahkemesi'nin 27/10/2011 tarih ve 2011/156 Esas ve 2011/374 Karar sayılı hükmünün BOZULMASI' na dair kararına, yerel Mahkemece kurulan hükmün usul ve yasalara uygun olduğu düşüncesiyle ve ONANMASI kanaatinde olduğum için karşı oy kullanmış bulunmaktam. Şöyle ki: Temyize konu sanık İ..

İ..'e yüklenen suça ilişkin iddia ve oluş itibarıyle, sanığın olay günü 0532 712 7023 nolu cep telefonundan, müştekinin kullandığı ... numaralı cep telefonuna gönderdiği mesajla, "bundan sonra ya sen benim anamı s..ersin, ya da ben sizin ananızı alayınızın anasını s..ecem lan nerdesiniz lan ben geldim erkek yok mu lan içinizde" diyerek hakaret ve sair tehdit ettiğinden bahisle kamu davası açılmıştır. Yerel mahkemece yapılan yargılama sırasında, 26/10/2011 havale tarihli dilekçeyle müşteki şikayetinden vazgeçmiştir.

(Her ne kadar sanığa vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmamış ise de, sanığa yokluğunda verilen düşme kararı tebliğ edilmiş, hükmü temyiz etmediği için de, vazeçmeyi zımnen kabul ettiği tarafımızca düşünülmüştür.) Yerel mahkeme tüm çabalarına rağmen sanığın savunmasını alamamış ve müştekinin davadan vazgeçmesi üzerine, TCK'nın 73/4 ve CMK'nın 223/8 maddeleri uyarınca hakaret ve sair tehdit suçlarından kamu davalarının DÜŞÜRÜLMESİNE karar vermiştir.

Dairemizin sayın çoğunluğu ile aramızdaki ihtilaf, sanığın mesajlarının TCK'nın 125/1 ve 106/1. maddesinin 2. cümlesindeki suçlar mı, yoksa bu fiillerin tümüyle 106/1. maddesinin 1. cümlesindeki suçu mu oluşturduğuna ilişkindir. Bilindiği üzere hakaret suçları, "bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek şekilde somut bir fiil veya olgu isnat etmekle ya da sövme suretiyle yine kişinine onur, şeref ve saygınlığına saldırı" halinde oluşmaktadır.

"Bir kişiye ya da yakınına hayatı, vücudu veya cinsel dokunulmazlığına saldıracağından bahisle" eylemin işlenmesi halinde TCK'nın 106/1. madde ve fıkrasının 1. cümlesindeki tehdit; malvarlığı itibariyle bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle fiilin gerçekleştirilmesi halinde de, maddenin aynı fıkrasının 2. cümlesindeki sair tehdit suçu söz konusudur.

Dava konusu olayımızda sanığın, "bundan sonra ya sen benim anamı s..ersin, ya da ben sizin ananızı alayınızın anasını s..ecem lan nerdesiniz lan" ve "ben geldim erkek yok mu lan içinizde" şeklindeki sözlerden ilki, kanunda tanımlandığı şekliyle "sövme/hakaret"; ikincisi ise, "sair tehdit" niteliğindedir ve bu sözler, halkın genel algısı itibariyle de "hakaret" ile birlikte, "meydan okuma" diyebileceğimiz "sair tehdit" tarzında kabul edilmektedir.

Bunun içindir ki, bize göre isabetli olarak; şikayete tabi bu suçlardan dolayı yerel mahkemece şikayet yokluğu nedeniyle DÜŞME kararları verilmiştir. Suça konu sözlerin cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit suçunu oluşturabilmesi için, sanıkta ileri sürülen saldırıyı gerçekleştirebilecek irade, güç ve somut bulgu söz konusu olmalıdır.

Bir başka deyişle, cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit eylemine ilişkin ciddi bir korkutuculuk özelliği taşıması, muhatabın ilk anda buna dair algısının oluşmasının yanında, failin de bu yönde bir iradesinin ortaya çıkması gerekmektedir.

Mesela sanığın "ben senin ananı veya kızını bağa-bahçeye ya da çarşıya giderken/tenhada görürsem yapacağımı bilirim" şeklindeki sözlerinde, kelimelerin yalın anlamları itibariyle baktığımızda"cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit" yer almamasına karşın; bu sözlerin, söyleniş biçimi, mağdurda ilk anda oluşan algı ve genel kanaat itibariyle "cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit" olarak kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.

Görülüyor ki, failin mağdurun ya da bir yakınının cinsel dokunulmazlığının tehlikeye uğratılacağı yönünde bir iradesinin ortaya çıkması gerekmektedir.Gerçekten de, TCK'nın 106. madde gerekçesinin dördüncü paragrafında değinildiği gibi. "Tehdidin özelliği, kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmyeceğinin, tehdit edenin iradesine bağlı olmasıdır.

Tehdit konusu kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmemesi, gerçekten veya en azından görünüş itibarıyla failin takdirine bağlıdır." Şimdi burada sanığın, "ben sizin ananızı alayınızın anasını s..ecem lan nerdesiniz lan" sözlerinde sanığın nasıl bir iradesi, gücü ve iktidarı var ki, mağdurun adeta sülalesine cinsel saldırı gerçekleştireceğinden bahsediyor?!. Bu şekildeki kabul; sanığın kastı, oluş ve dosya kapsamına uymamaktadır.

Yerel mahkemece eylemlerin hakaret ve sair tehdit olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ayrıca, her geleceğe dönük ya da geniş zaman kipinde sarfedilen sin-kaflı sövme/hakaret niteliğindeki sözlerin hepsinin tehdit olarak kabulü gibi yanlış bir uygulamaya yol açmış ve hakaret suçlarının uygulama alanını daraltmış, tehdit suçunun da uygulama alanını anlamsız bir biçimde genişletmiş oluruz.

Yukarıda açıklandığı üzere, yerel mahkeme kararının ONANMASI gerektiğinden, sayın çoğunluğun hükmün BOZULMASI doğrultusundaki görüşüne iştirak edemiyorum.

KARŞI OY: Sanığın, müştekiden haklı bir alacağını almak için defalarca telefonla aradığı halde müştekinin ödeme sıkıntısı bulunduğundan ödeme yapamadığı, bir defasında da müştekinin ödeme yapacağını zannederek şehirlerarası seyahat yapmak zorunda kalan şüphelinin, telefonlarına da çıkmayan müştekiye kızgınlıkla gönderdiği telefon kısa mesajında iddianamede de açıklandığı üzere "bundan sonra ya sen benim anamı s...kersin ya da ben sizin ananızı, alayınızın anasını s...ecem lan nerdesiniz lan ben geldim erkek yokmu lan içinizde..." ibareleri ile müştekiye söverek tehdit ettiği anlaşılmıştır.

Yerel Mahkeme şikayetten vazgeçme nedeniyle hakaret suçundan ve sair tehdit suçundan her iki davanın düşmesine karar vermiştir.

Sayın çoğunluk ile muhalif kaldığımız üzere ".....lan nerdesiniz lan ben geldim erkek yok mu lan içinizde..." sözleriyle sanığın muhatabını aşağıladığı gibi kavgaya çağrı yaptığını düşünmekteyiz.Her ne kadar müştekinin vücut dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceği iddiasıyla eylemin TCK'nın 106/1-1. cümle kapsamında kalacağı düşünülebilirse de, sanığın aynı mesaj metninin baş kısmında "bundan sonra ya sen benim anamı s...ersin ya da ben sizin ananızı, alayınızın anasını s..ecem" sözlerini, sonraki ibarelerle birlikte değerlendirdiğimizde sanığın bir olay çıkaracağından bahisle muhatabını tehdit ettiği belirlenebiliyorsa da,

bu olayın niteliği ve vehameti belli değildir. Yani sanık döverim, öldürürüm dememiş, bilakis bu hususta "ya siz benim, ya da ben sizin..." şeklinde belirtmekte olduğu olayın mağduru da olabileceğini bildirmektedir. Amacı ve kastı alacağını baskı kurarak almaktır. Amaç ve saik hukuken korunabilecek bir hususa ilişkindir.

Sadece iletişim kanallarının müşteki tarafından kapatılması üzerine kızgınlıkla gönderilen telefon mesajında muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte cinsellik içeren sövgü ile saldırıda bulunmaktadır. Somut olaya göre mesaj içeriğinde zikredilen cinsel içerikli sözler bir tehdit kelimesi sayılamaz.

Sokaktaki insanlar arasında kabul edilen, bilinen ve herkes tarafından kabul edilebileceği gibi, sinkaflı sözler çoğu zaman dil ve ifade alışkanlığı olarak kullanılmakta, bazen şaka, bazen de hakaret veya tehdit unsuru olarak kullanılmaktadır. Dolayısıyla tüm olaylarda sinkaflı sözlerin tehdit teşkil etmesi mümkün değildir. Somut olayda sanığın kastı hakaret (sövme) ve sair tehdite yöneliktir.

Öldürmekle veya yaralamakla tehdit ettiğine dair her türlü şüpheden uzak bir kanaate ulaşamayan yerel mahkemenin hakaret ve sair tehtidin varlığını kabul ederek şikayet yokluğu nedeniyle her iki davanın düşünülmesine karar vermesinde hukuken bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yerel Mahkeme kararı usul ve Yasaya uygun olduğundan, sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum. Bu nedenle çoğunluğun bozma düşüncesine muhalif kalınmıştır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2015/10427
Karar No
2015/31063
Tarih
11 Haziran 2015
Konu
Finans Hukuku

İlgili Rehberler

  • MASAK & Hesap Bloke Savunması
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep

İlgili Kararlar

  • 4. Ceza Dairesi — Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/9559 K.2019/11268
  • 4. Ceza Dairesi — Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/7062 K.2015/29695
  • 4. Ceza Dairesi — Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/5593 K.2019/9428
  • 4. Ceza Dairesi — Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/13184 K.2023/21052
  • 4. Ceza Dairesi — Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/13144 K.2023/24561
  • 4. Ceza Dairesi — Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/13105 K.2023/21036

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.