İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/22488 K.2015/39737

Silahla tehdit suçundan sanık Ş..

Esas2015/22488Karar2015/39737Tarih10 Aralık 2015Okuma5 dk · 1.071 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2015/22488 E., 2015/39737 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Aralık 2015
Tebliğname No
KYB - 2015/235718
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.071 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Silahla tehdit suçundan sanık Ş..

I..'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1. maddesi yollaması ile 106/2-a-son ve 62/1-2. maddesi gereğinee 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 58/l-6.maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, aynı Kanun'un 58/6 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/4-5. maddeleri çerçevesinde sanığın cezasının infazının tamamlanmasından sonra başlamak üzere 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair, Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/07/2013 tarihli ve 2013/325 esas.

2013/443 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/07/2015 gün ve 235718 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.

İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre,

1- Sanık hakkında Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12/03/2013 tarihli ve 2011/7252 esas, 2013/6989 sayılı bozma kararı öncesi 5 ay hapis cezası verildiği ve bu hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle yeniden kurulan hükümde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi gözetilmeden 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilmesinde,

2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetiniİmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesinde.

İsabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay:

Tehdit suçundan sanık Ş..

I.. hakkında yapılan yargılama sonucunda, Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/07/2013 tarihli kararıyla, TCK'nın 106/2-a-son, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK'nın 58/1-6 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/4-5. maddeleri çerçevesinde sanığın cezasının infazının tamamlanmasından sonra başlamak üzere 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın yüzüne karşı verilen kararın yasıl süre geçtikten sonra, sanık tarafından temyizi üzerine,

Dairemizin 15.01.2015 tarihli ve 2014/48166 esas, 2015/1306 sayılı kararı ile süre yönünden reddedilerek hükmün kesinleştiği ve infaz sırasında kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı

a- 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi gözetilmeden fazla ceza belirlenmesi, b- Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar veren mahkemenin, 5275 sayılı Kanun’un 108/4. maddesi uyarınca denetim süresi belirleme yetkisinin bulunup bulunmadığına, dair hukuka aykırılıklara ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme

1- 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesinin değerlendirilmesi,

1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326. maddesi; “(Değişik: 21/5/1985 - 3206/66 md.) Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar.

Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.

Yargıtaydan verilen bozma kararına mahkemelerin ısrar hakkı vardır. Israr üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara uymak mecburidir.

Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz.” biçiminde düzenlenmiştir.

5271 sayılı TCK’nın 307/4. maddesinde de yer alan “aleyhe değiştirememe yasağı” 1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 326. maddesinin son fıkrasında; “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz” biçiminde düzenlenmiş olup; ceza usul hukukumuzda bu madde dışında cezayı aleyhe değiştirmeme yasağını düzenleyen başka bir hüküm bulunmamaktadır.

Buna göre, ceza hukukunda genel anlamda bir “kazanılmış hak” kavramından bahsedilemeyeceği, ancak, 1412 sayılı CMUK’nın 326. maddenin son fıkrası uyarınca sınırlı biçimde uygulanabilecek bir “cezayı aleyhe değiştirememe ilkesi” “Reformatio in pejus” veya “aleyhte düzeltme yasağı”nın söz konusu olduğunun kabulü gerekmektedir.

İnceleme konusu somut olayda; Sanığa, 12.03.2009 tarihinde verilen ilk hükümde korku, kaygı veya panik yaratacak tarzda silahla ateş etme suçundan 5 ay hapis cezası verildiği ve bu hükmün yalnızca sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 12.03.2013 tarih ve 2011/7252 esas, 2013/6989 sayılı kararı ile “silahlı tehditten hüküm kurulması ve yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesi” gerektiği belirtilerek bozulmuş olmasına karşın, yeniden yapılan yargılama sonunda ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı gözetilmeden, bozma öncesi hükümdeki cezadan daha fazla ceza belirlenmesi hukuka aykırıdır.

2- Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar veren mahkemenin, 5275 sayılı Kanun’un 108/4. maddesi uyarınca denetim süresi belirleme yetkisinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi,

5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 6. fıkrasında, "Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir.

Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." 7.fıkrasında, "Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir." 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 108. maddesinin 4. fıkrasında, "Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler." 5. fıkrasında, "Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır." 6. fıkrasında ise "Hakim,

mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir." hükümleri yer almaktadır.

İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının, TCK'nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, ancak 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 108. maddesi hükümleri gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde denetim süresinin de hükümde belirtildiği görülmektedir. İnfaz Kanunu’nun 108. maddesinin 5 ve 6. fıkraları hükümlerine göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma yetkisinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek, koşullu salıvermeyle ilgili kararı verecek mahkemeye ait olması nedeniyle, Mahkemenin uygulamasının hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

IV- Sonuç ve Karar

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,

1- Tehdit suçundan sanık Ş.. I.. hakkında, Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/07/2013 tarihli ve 2013/325 esas. 2013/443 kararının, CMK'nın 309. maddesi uyarınca, BOZULMASINA,

2- Karardaki hukuka aykırılıklar aynı Kanun maddesinin 4-d fıkrasına göre, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle,

a-) (1 nolu) hukuka aykırılık bakımından; hüküm fıkrasına, “Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 12.03.2013 tarih ve 2011/7252 esas, 2013/6989 sayılı bozma kararı öncesi, 12.03.2009 tarihinde verilen ilk hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olması karşısında, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi ile daha önceki ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı gözetilerek sanığa verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının bozma öncesinde hükmolunan 5 ay hapis cezası olarak infaz edilmesine" ibaresinin eklenmesi,

b-) (2 nolu) hukuka aykırılık bakımından ise, 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun 108/4-5. maddeleri gereğince belirlenen 1 yıl denetim süresinin hükümden ÇIKARILMASI,

biçiminde hükmün DÜZELTİLMESİNE,

3- İnfazın belirlenen bu miktar üzerinden yapılmasına, bozulan kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 10/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2015/22488, K. 2015/39737, 10 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
  5. III- Hukuksal Değerlendirme
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2015/22488
Karar No
2015/39737
Tarih
10 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/22489 K.2015/25694
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/22489 K.2015/39734
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/22490 K.2015/40223
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/22490 K.2015/8437
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/22491 K.2015/39733
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/22492 K.2015/40229

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.