KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2015/24367 E., 2019/19915 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, hakaret, kasten yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ...’nın mahkumiyetlerine yönelik temyiz taleplerinin olmadığı, ayrıca sanık ... hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye düşürmek suçundan kamu davası açıldığı halde, bu suçla ilgili olarak hüküm kurulmamışsa da, mahallinde zamanaşımı içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülerek dosya görüşüldü:
A-O yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, o yer Cumhuriyet savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
C-Sanık ...’ya yükletilen tehdit, hakaret, kasten yaralama ile konut dokunulmazlığını ihlal ve diğer sanıklar ... ve ...’ya yükletilen kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıkların aşamalarda ısrarlı olarak suçlamaları kabul etmemeleri, adli raporun içeriği, tarafların karşılıklı iddiaları, ayrıca sanık ...’nın kovuşturma evresinde tekrarladığı soruşturma aşamasındaki beyanında, ikametinde ele geçirilen av tüfeğini sanık ...’in çıkan tartışmada ateş etmesi üzerine Ekrem’in elinden aldığına yönelik savunması karşışında, sanıklar ve katılan anlatımlarının yöntemince irdelenmesi, ifadeler arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanmadan yetersiz ve yerinde olmayan gerekçe ile sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-Tarafların aşamalardaki savunmalarında, aralarında husumet olduğunu ve asker eğlencesi nedeniyle tartışma çıktığını belirtmeleri karşısında; olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK'nın 29 ve 129. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin sanıklar hakkında uygulanma olanağının tartışılmaması,
3- Kabule göre de;
a-Sanık ... hakkında hakaret suçundan, TCK'nın 43/2. maddesi gereği arttırım yapılması sırasında sonuç cezanın 4 ay 11 gün yerine 2 ay 18 gün olarak eksik ceza tayin edilmesi,
b-Sanık ... hakkında silahla kasten yaralama eyleminin mağduru ... için düzenlenen doktor raporunda, "sol diz dışta kızarıklık" şeklinde yara bulgusu saptandığı ve bu yaralanmanın silahtan sayılması gereken sopa ile oluşturulmuş yara bulgusu olup olmadığı diğer kanıtlarla belirlenmeden sanık aleyhinde TCK.'nın 86/3-e maddesi gereğince ceza artırımı yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
c-Tüm mahkumiyetlerde temel ceza belirlenirken, TCK.'nın 61. maddesindeki koşulların, somut eylemlere ayrı ayrı uygulanmaksızın salt temel ceza miktarı yazılarak, cezanın belirlenmesi hükmüne aykırı davranılması,
d-TCK.'nın 53. maddesindeki hangi hak yoksunluklarının ne kadar süreyle uygulanacağının belirtilmeyişi,
e-Uygulanma koşulları farklı olan, TCK.'nın, 62. maddesindeki takdiri indirim aynı Kanunun 50. maddesindeki kısa süreli hapis cezalarına seçenek yaptırımlar ve 51. maddesindeki erteleme hükümleri ile CMK.'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün, "zarar giderilmediği ve yeniden suç işlemeyeceği kanaati vermediğinden" şeklindeki yetersiz gerekçeyle uygulanmaması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2015/24367, K. 2019/19915, 17 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama