KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2015/25574 E., 2020/551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, yaralama, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyet, beraat
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık ...'in, katılanlar ... ve ...'e yönelik tehdit ve hakaret, sanık ...'ün katılan ...'e yönelik kasten yaralamaya teşebbüs eylemlerinden dolayı verilen beraat kararlarına yönelik, katılan ... vekili ile katılanlar ... ve ...'ün temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden TEMYİZ DAVALARININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Sanık ...'in, katılan ...'e yönelik kasten yaralama ile sanıklar ... ve ...'ün, katılan ...'e yönelik birden fazla kişiyle birlikte tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizlere gelince,
1-Sanık ...'in, katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçu açısından; sanık ...'in sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK'nın 231/8. maddesine 28.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." cümlesi eklenmiş ise de, daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararın, kesinleşme tarihi itibariyle engel oluşturmaması karşısında;
haksız tahrik altında suçu işlediği kabul edilip, hakkında takdiri indirim uygulanan ve hapis cezası adli para cezasına çevrilen sanık hakkında, "geçmişteki hali ve suç işleme hususundaki eğilimi nedeniyle oluşan olumsuz kanaat" şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Sanıklar ... ve ...'ün, katılan ...'e yönelik birden fazla kişiyle birlikte tehdit suçları açısından; sanıkların aşamalarda ısrarla kendilerine atılı tehdit suçunu işlemediklerini beyan etmeleri, katılan ...'in kovuşturma evresinde, sadece sanık ...'ün kendisine hitaben "sen Bartın'a geldiğinde görüşürüz o zaman" dediğini, ...'in kendisine yönelik bir eyleminin olmadığını belirtmesi,
katılanın çalışanı olan tanık ...'ın ise aşamalarda "katılana bir evrak imzalatmak için odaya girdiğimde sanık ...'in, katılana "seni Bartın'a sokmayız dedi" şeklindeki anlatımı karşısında, sanık ...'in, babası olan diğer sanık ...'in bu eylemine iştirak iradesinin ne şekilde oluştuğunun değerlendirilmemesi ve sanıkların katılanla aralarındaki alacak borç meselesini konuşmak için geldikleri katılanın ofisinde bir anda tartışmanın başladığının anlaşılması karşısında,
ani gelişen tartışma ortamında sanıkların ne suretle önceden anlaşıp planlayarak iştirak iradesi içinde atılı eylemi gerçekleştirdikleri açıklanmadan yeterli olmayan gerekçeyle sanıklar ... ve ... hakkında yazılı şekilde hükümler kurulması,
3-Bozma kararına uyularak, katılana yönelik eylemin yalnızca ... tarafından gerçekleştiğinin kabul edilmesi halinde ise; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanık ...'e isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2015/25574, K. 2020/551, 8 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama