KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2015/28428 E., 2020/1805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit, kasten yaralama, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyet, beraat
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık ... hakkında 23/06/2013 tarihinde meydana gelen kavga olayında katılan ...'a yönelik tehdit ve hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteminin bulunmadığı, yine sanık ... hakkında katılan ...'a karşı tehdit ve hakaret suçlarından beraat kararları verilmediği belirlenerek dosya görüşüldü:
A-Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik hakaret ile katılan ...'a yönelik hakaret ve basit yaralama suçlarına ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, karar tarihi itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ... müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Diğer hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık ...'ın katılanlar ... ve ...'e yönelik tehdit, sanıklar ..., ve ...'ın katılanlar ... ve ...'e yönelik basit yaralama, sanık ...'ın katılan ...'e yönelik basit yaralama suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde; eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanığın katılan ...'a yönelik 23/06/2013 tarihli TCK'nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit eyleminin, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş olduğundan ve sanığa isnat edilen TCK' nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçundan katılan ... ile uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, katılan ...'a yönelik tehdit suçunda TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
b-Sanığın, 23/06/2013 tarihinde katılan ...'a yönelik olarak ölümle tehdit eyleminden sonra 24/06/2013 tarihinde temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte kendisinin elinde satır, oğlu olan suça sürüklenen çocuk ...'in elinde bıçak olduğu halde katılanlar ... ve ...'ı birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit ettiklerinin anlaşılması karşısında, sanığın katılanlar ... ve ...'a yönelik 24/06/2013 tarihli birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit eylemi nedeniyle belirlenen temel ceza, eylemin her iki katılana birden yönelmesi nedeniyle TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca artırıldıktan sonra,
sanığın 23/06/2013 tarihinde katılan ...'a yönelik tehdit eyleminden dolayı yine temel ceza üzerinden aynı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılarak bulunacak miktarın önceki cezaya ilavesiyle sonuç cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, önce temel ceza üzerinden TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca arttırım yapılması ve bu sonuç ceza üzerinden yeniden TCK'nın 43/2 maddesi uyarınca arttırım uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
c-Sanığa yükletilen birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit suçundan temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine karşın, erteleme nedeniyle TCK'nın 51/3. maddesi gereğince, denetim süresinin gerekçe gösterilmeksizin 3 yıl olan üst hadden uygulanması,
d-Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın uygulanması zorunluluğu,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2015/28428, K. 2020/1805, 27 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama