KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2016/3467 E., 2020/4805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, hakaret, yaralama
- Hükümler
- Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A)Sanık ...'e yükletilen kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, katılan ...'nun tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B)Sanık ...'na yükletilen hakaret ve yaralama eylemlerinden verilen kararlarda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...' nun tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
C)Sanık ... hakkında tehdit eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, aşamalarda önce katılanın kendisini sırtına sopa ile vurmak suretiyle darp ederek hakaret ettiğini savunması ve vücudunda anlatımı ile uyumlu düzenlenen rapor bulguları karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/3467, K. 2020/4805, 5 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama