KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2016/5694 E., 2017/19792 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, tehdit suçunun, kamu görevlisine karşı hakaret suçu ile birlikte işlendiği belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın mağdurlar ... ve ....'ye karşı hakaret eyleminden verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararının incelenmesinde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik sanık ...'in temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnamedeki onama düşüncesine uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanığın, mağdurlar ... ve ...'ye karşı tehdit eyleminden hükmolunan mahkumiyet hükmünün temyizine gelince;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanık hakkında tehdit eyleminden kurulan hükümde, TCK'nın 29. maddesi ile 1/4 oranında indirim uygulanırken 5 ay 18 gün yerine, 6 ay 7 gün hapis cezası belirlenmesi ve buna bağlı olarak da sonuç cezanın 3.360 TL yerine, 3.740 TL adli para cezası olarak fazla hükmolunması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/5694, K. 2017/19792, 18 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama