KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2017/17929 E., 2017/16472 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2017
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Tehdit suçundan hükümlü ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-2. cümlesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2016 tarih ve 2016/179 esas, 2016/592 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2017 gün ve 27088 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “Dosya kapsamında bulunan adli sicil kaydında göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3.maddesindeki” Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya 65 yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl ve daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1.fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Tehdit suçundan hükümlü ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/07/2010 tarihli kararıyla, 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içinde suç işlediğinden bahisle yeniden yapılan yargılama sonucunda açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklandığı, yoklukta verilen kararın tebliğ edilerek, temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında TCK’nın 50/3. maddesindeki seçenek yaptırımların uygulanması zorunluluğuna uyulmaması nedeniyle, kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
II-Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Suç tarihi itibarıyla hapis cezasına ilişkin sabıkası bulunmayan sanık hakkında sair tehdit suçundan hükmolunan 1 ay hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca, aynı Kanun'un 50/1. maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesine ilişkindir.
III-Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesinin 1. fıkrasında, kısa süreli hapis cezasının suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, maddede sayılan seçenek yaptırımlara çevrilebileceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 3. fıkrasında ise, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası,
birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." hükümlerine yer verilmiştir.İncelenen somut olayda; anılan Kanun hükümleri dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeye göre, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan sanığa, 5237 sayılı TCK'nın 106/1-ikinci cümlesi uyarınca verilen 1 ay hapis cezasının, TCK'nın 50/3. maddesindeki amir hüküm gereğince, anılan maddenin 1. fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi zorunluluğu gözetilmeden, hapis cezasına mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2017/17929, K. 2017/16472, 1 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama