KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2018/1330 E., 2018/14143 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Tehdit, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Bozma üzerine Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başka hususlar yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Haklarında birlikte tehdit suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar ... ve ... 'ın, 19.10.2009 tarihli ifadelerindeki sanık ...'ın kendilerini sadece aracıyla müştekinin bulunduğu yere götürdüğü ve hiçbir şeye karışmadığı yönündeki beyanları dikkate alınmaksızın ve bu beyanlara neden itibar edilmediği makul ve hukuka uygun, herkesi ikna edecek şekilde açıklanmaksızın tehdit ve hakaret eylemlerinden mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Sanık ... ile müşteki ... arasında doğrudan bir husumetin bulunmadığı, sanık ...'ın isteği ile müştekinin evine gittiği ve burada ...'nin çocuğu ...'ü görmek istediğini belirtmesi sebebiyle taraflar arasında tartışma çıktığının kabulü karşısında, sanık ...'ın ... ve ... ile birlikte müştekinin evine geldikten sonra ani çıkıp gelişen olayda fikir ve irade birliğinin ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle birlikte tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
b) Tanık ...'in 28.06.2010 tarihli beyanında müştekinin, kapısının önüne gelen sanıklarla tartıştıktan sonra tehdit olayının meydana geldiğini, ...'ın 23.07.2006 tarihli beyanında da olay sırasında müştekinin kendisine “seni döverim, asarım, keserim” şeklinde tehdit ettiğini belirtmeleri karşısında, müşteki, tanık ve sanıkların beyanları karşılaştırıldıktan sonra olayın ne şekilde başladığı açıkça belirlenerek,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2018/1330, K. 2018/14143, 10 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama