KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2018/4894 E., 2021/12709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin 19.02.2018 tarihli dilekçe ile davaya katılma talebinde bulunduğu ancak mahkemece bu hususta bir karar verilmediği anlaşılmakla; CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın davaya katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, T.C. Anayasasının 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20/2. maddesi gereğince Aile,
Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, CMK'nın 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı,
bu suretle Bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşılmakla, tebliğnamedeki katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair (3) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; 1-Bozma kararı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanık, katılan ... varsa müdafi ve vekillerine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, duruşmadan haberdar olmaları sağlanmalıdır. Bozma sonrası 1412 sayılı CMUK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak, duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek karar verileceğine dair meşruhat içermeyen tebligat gönderilerek savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle 1412 sayılı CMUK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2018/4894, K. 2021/12709, 8 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama