KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2020/33746 E., 2023/15593 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakaret
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 122 nci maddesinde düzenlenen suça uymasına rağmen hukuki nitelendirmede hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verilmesine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dolmuş şoförü sanığın olay günü dolmuş bekleyen katılanı elleriyle aşağılayıcı şekilde çok kilolu olduğunu işaret ederek dolmuşa almadığı iddiasıyla sanık hakkında hakaret suçundan kamu davası açıldığı , Yerel Mahkemece beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Katılan Vekilinin Temyiz Sebeplerinin İncelenmesinde;
5237 sayılı Kanun'un 122 nci maddesinin başlığı “nefret ve ayrımcılık” suçu olarak belirtilmesine karşın, yalnızca bağımsız olarak nefret suçu düzenlenmesi yoluna gidilmediği, maddenin sadece nefret saiki ile işlenen ayrımcılık eylemlerini suç olarak düzenlediği, sanığın anılan Kanun maddesinde sayılan bir fiilinin bulunmadığı anlaşıldığından, verilen kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/33746, K. 2023/15593, 1 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama