KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/10131 E., 2023/19913 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/1407 E., 2015/1648 K.
- Suç
- Hakaret
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, olay tutanağı ve tanık beyanları doğrultusunda sanığın atılı suçu işlediğine, sanığın cezalandırılması gerekirken beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve resen dikkate alınacak nedenlerle usul ve Yasa'ya aykırı olan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde katılanın hekim olarak görev yaptığı sağlık ocağına geldiği ve kendisine ilaç yazılmasını istediği, katılanın öğle arasından sonra gelmesini söylemesi üzerine kızarak koridorda katılana hakaret içeren sözler söylediği iddia olunmuş, ancak Yerel Mahkemece atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.02.2015 tarihli sorgu olduğu ve 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/10131, K. 2023/19913, 14 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama