KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/11425 E., 2023/20549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/239 E. 2016/187 K.
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin 27.01.2009 tarih ve 2008/632 E. 2009/131 K. sayılı kararıyla, sanık hakkında;
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
karar verilmiştir.
2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla, sanık hakkında, açıklanması geri bırakılan hükmün denetim süresi içinde suç işlediğinden bahisle yukarıda belirtilen şekilde aynen açıklanmıştır.
Tebliğnamede sanık hakkında kurulan hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, re'sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanık hakkında Tuzla Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.01.2009 tarih ve 2008/632 Esas, 2009/131 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın sanığın yüzüne karşı verildiği, kararda, kanun yolu bildiriminde tefhim ya da tebliğ denilmek suretiyle yanıltma yapıldığından, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK) 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı, Yerel Mahkemece verilen 21.07.2009 tarihli mahkumiyet kararlarının hukuki değerden yoksun olduğu,
hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararlarının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın sorgusunun olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 22.04.2008 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/11425, K. 2023/20549, 5 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama