KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/12905 E., 2023/20996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/61 E., 2015/211 K.
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,
1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53, 58 ile 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, olayda kendisinin mağdur olduğunu, polislerin keyfi davrandığını, atılı suçları işlemediğine ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın alkollü araç kullanması nedeniyle hakkında işlem yapılıp serbest bırakılmasından 20 dakika sonra kullandığı araçla İlçe Emniyet Amirliği önünden geçerken polislere el sallaması üzerine takip neticesinde polisler tarafından durdurulduğunda polislere tekme ve yumruk atarak iki polis memurunun yaralanmasına neden olduğu iddiasıyla açılan davada Mahkeme, oluşu iddianameki gibi kabul ederek sanığın atılı suçlardan cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık atılı suçlamayı inkar etmiş ise de, mağdurların olay tutanağı ile uyumlu anlatımlarında alkollü sanığın kendilerine tekme ve yumruk atarak direndiğini söylemeleri, polis memurlarının yaralandığına dair raporlar ile tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği anlaşılmakla sübut bulan suçtan cezalandırılmasına yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, polis memurlarından kaynaklı sanığa yönelik haksız tahrik oluşturabilecek bir söz veya davranışın bulunmaması karşısında sanığın temyiz istemine de itibar edilmemiştir.
2. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmıştır.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen temel cezada 2/4 oranında artırım yapılırken hapis cezasının "9 ay" yerine "12 ay" biçiminde belirlenmesi ve sonrasında aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirime gidildiğinde netice hapis cezasının "7 ay 15 gün" yerine "10 ay" biçiminde fazla tayin edilmesi, isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/12905, K. 2023/20996, 13 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama