KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/13100 E., 2024/996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/570 E., 2016/155 K.
- Suç
- Fuhuş
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2014/570 Esas, 2016/155 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 10000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının 20 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, fuhuş için yer temin etmediğine, söz konusu apartman dairesiyle ilgisinin olmadığına, D.K. ve E.B.'nin tanık olarak dinlenmesini istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, kiraladığı evi internet üzerinden günlük ve eşyalı olarak kiraya verip fuhuş amacıyla kullandırmak suretiyle atılı suçu işlediği, sanık savunması, mağdurların beyanları, tanıklar D.K. ve H.Ş.E.'nin anlatımları, 01.01.2014 tarihli olay tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1. Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti yargılama aşamasında toplanan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır.
Bu ispat hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın atılı suçlamayı kabul etmemesi, evde bulunan ve evi günlük kiraladıklarını belirten temyiz dışı sanık M.B. ile mağdurların, sanığı tanımadıklarını ifade etmeleri ve polis memurları tarafından yapılan tespit sırasında sanığın ikamette bulunmaması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine, mağdurların ve temyiz dışı sanık M.B.'nin fuhuş eylemlerinden haberdar olduğuna ve fuhuş amacıyla yer temin ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, cezalandırılmasına yeter, kesin delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. Kabule göre de, Fuhuş suçunun mağdur sayısınca oluşacağı dikkate alınıp, her bir mağdura yönelik eyleminden dolayı ayrı ayrı ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/13100, K. 2024/996, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama