KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/13470 E., 2023/21377 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/261 E., 2016/140 K.
- Suç
- Hayasızca hareketler
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hayasızca hareketler suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 225 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, almış olduğu cezayı temyiz ettiğine vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'in suç tarihinde temyiz incelemesi dışında bulunan diğer sanık Y. E. ile ... Üniversitesi Hastanesi otoparkında park halindeki otomobilin arka koltuğunda cinsel ilişkiye girdiği, sanıkların cinsel ilişkiye girdikleri yerin kamuya açık alan olduğu, herkesin geçip gidebileceği ve görebilecekleri yer olması yanında cinsel ilişkiye girilen otomobilin camlarından içerisinin görülebilmesi sebepleriyle aleniyet unsurunun gerçekleştiği, bu suretle sanığın üzerine atılı hayasızca hareketler suçunu işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle sanığın üzerine atılı hayasızca hareketler suçunu işlediği hususunun, sanığın ikrar içeren savunması ve olay tutanağı çerçevesinde sübut bulduğu yönündeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Sebepler Yönünden
1. Sanığın tekerrüre esas alınan ilamında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun tespiti ile cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma sebebi yapılmamıştır. 2. Tekerrür hükümleri uygulanırken, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri süresinin de belirlenmesi,
3. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında,
temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden. Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/13470, K. 2023/21377, 20 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama