KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/13932 E., 2023/21138 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/616 E., 2016/202 K.
- Suçlar
- Hakaret, tehdit
- Hükümler
- Ceza vermekten vazgeçilmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
- Tebliğname görüşü
- Onama, ret
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Sanık hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun'un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu 01.04.2016 tarihinde itirazın kesin olarak reddine karar verildiği ve bu kararın tebliğ edildiği, anlaşılmış temyiz kapsamının hakaret suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza vermekten vazgeçilmesine kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin; kararın hukuka aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçinin olay tarihinde, yanında H.G. isimli arkadaşıyla birlikte pazara gittiği, şüphelinin araba ile yaklaştığı, şikâyetçiye hitaben, "oğlumla sen mi kavga ettin" dediğini kendisinin de evet dediğini, şüphelinin daha sonra şikâyetçiye hitaben "mahkemeden sonra da görüşeceğiz" dediği ve "bakalım kim daha fazla yara alacak", "şerefsizlik, yapmayın p...." dediği iddiasıyla açılan davada, sanığın hakaret suçunu haksız bir fiile tepki olarak işlediği, ceza vermekten vazgeçilmesine kararı verildiği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık savunması, katılan ve tanık beyanı karşısında sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin delilleri takdir ve değerlendirmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca hakaret suçunun haksız fiile tepki olarak işlendiğinin kabul edilmesi halinde, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince “Ceza verilmesine yer olmadığına.” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “Ceza vermekten vazgeçilmesine.” şeklinde karar verilmesi ve hüküm kısmında dayanak kanun maddesi olan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin yazılmaması hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında birinci paragrafta " TCK'nın 129/1 maddesi" ibaresinden sonra gelmek üzere ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/13932, K. 2023/21138, 14 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama