KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/16954 E., 2023/24270 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/117 E., 2016/492 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası ve adı geçen Kanun'un 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçsuz olduğuna, tanıkların katılan ile altlık üstlük ilişkisi olduğundan tarafsız beyanda bulunmadığına, mağdur olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın ... Kadın ve Çocuk Hastanesinde kadın doğum doktoru olarak görevli olduğu, suç tarihinde sanığın eşini muayene için katılanın görevli olduğu hastaneye götürdüğü, eşinin katılan tarafından muayene edildikten sonra odadan çıktığında ağlaması üzerine sanığın eşine ne olduğunu sorduğu, eşinin muayene sırasında katılanın kendisine hiç moral vermediğini bu nedenle kırılarak ağladığını beyan etmesi üzerine sanığın katılanın odasına girerek "Benim karımı ağlatamazsın ben ona istediğimi takarımda çıkarırım da ,ben SSK lıyım eşşek gibi bakacaksın, maaşını bizden alıyorsun." diyerek hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece sanık savunması, katılan ve tanık beyanlarına göre sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalarda iddiasını tekrarlaması ve katılanın iddiasını doğrular nitelikte tutanak ve tanıklar L.Ç. ve A.T. beyanları karşısında sanığın kamu görevlisi olan katılana hakarette bulunduğu anlaşılmakla, hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Sanığın eylemini gerçekleştirdiği katılana ait muayene odasının aleni olmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür. 2.Sanığın aşamalarda, eşinin katılanın muayene odasından ağlayarak çıkması üzerine durumu sorduğunda eşinin, katılanın kendisine sert davrandığını söylemesi nedeniyle katılanın yanına gittiğini beyan etmesi karşısında olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması hukuka aykırı görülmüştür.
3. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında,
temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden. Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/16954, K. 2023/24270, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama