İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/17870 K.2024/888

Sanık müdafii 10.02.2016 tarihli süre tutum dilekçesiyle temyiz isteminde bulunmuş ise de sanığın 30.03.2016 tarihli dilekçesinde; ''Bilgim dahilinde müddet-i muhafaza dilekçesi verilmiş ise de bu hakkımdan vazgeçiyorum, temyizden feragatim sebebiyle…

Esas2021/17870Karar2024/888Tarih24 Ocak 2024Okuma6 dk · 1.283 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2021/17870 E., 2024/888 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ocak 2024
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2014/753 E., 2016/151 K.
Suçlar
Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Hükümler
Mahkûmiyet
Temyiz edenler
O yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii
Tebliğname görüşü
Bozma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.283 kelime·6 dk okuma·6 bölüm

Sanık müdafii 10.02.2016 tarihli süre tutum dilekçesiyle temyiz isteminde bulunmuş ise de sanığın 30.03.2016 tarihli dilekçesinde; ''Bilgim dahilinde müddet-i muhafaza dilekçesi verilmiş ise de bu hakkımdan vazgeçiyorum, temyizden feragatim sebebiyle gerekli işlemlerin yapılmasını istiyorum.'' şeklinde talepte bulunduğunun anlaşılması karşısında; temyiz hakkından feragat sebebiyle sanık müdafiin temyizi yönünden dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi gerektiği anlaşılmıştır.

O yer Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden yapılan incelemede, sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında, 1. Şikâyetçi ...'a karşı hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,

2. Şikâyetçiler ...,...,...,..., ve.......'ye yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 43 üncü, 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,

3. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,

4. Şikâyetçi......'ye karşı hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasına, tekerrüre esas alınan kararın hükümde gösterilmesi gerektiğine, görevi yaptırmamak için direnme suçundan değil tehdit suçundan hüküm kurulması gerektiğine, hükümler arasında Kanun maddelerinin uygulanmasına ilişkin çelişkiler bulunduğuna, şikâyetçi .....'ya yönelik hakaret suçundan da kamu davası açıldığı halde hüküm fıkrasında adına yer verilmediğine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde alkollü olması sebebiyle işlem yapılabilmesi amacıyla hastaneye getirilen sanığın kendisini muayene eden şikâyetçi doktor ......'ye saat 01:30 sıralarında sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, daha sonra polis merkezine getirilen sanığın polis memurları olan şikâyetçilere hitaben polis merkezinde "Adam toplayıp hepinizi vurduracağım, hepiniz yav...sınız, barlardan haraç alıyorsunuz, kadın çalıştırıyorsunuz, benden de istiyorsunuz, sizi savcılığa şikâyet edeceğim yav...lar, sizin savcınızı da s...yim, yav...lar yarın ben buraya tekrar geleceğim, siz üzerinizdeki üniformaya güvenmeyin, ya siz ya ben öleceğim." dediği,

polis memuru olan şikâyetçi ......'ye aynı zamanda "Trafikçi misin sen, o ehliyeti iki sene nereye sokacağız, sen münasip yerine ehliyeti sok." dediği, kendisine zarar vermeye yönelik eylemlerde bulunması üzerine tekrar hastaneye getirildiğinde şikâyetçi .......'ye hitaben saat 05:30 sıralarında "Y... senin ananı bacını s...yim." dediği Yerel Mahkemece kabul olunarak hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A.Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden Yapılan İncelemede

Sanık müdafii 10.02.2016 tarihli süre tutum dilekçesiyle temyiz isteminde bulunmuş ise de sanığın 30.03.2016 tarihli delikçesinde; ''Bilgim dahilinde müddet-i muhafaza dilekçesi verilmiş ise de bu hakkımdan vazgeçiyorum, temyizden feragatim sebebiyle gerekli işlemlerin yapılmasını istiyorum.'' şeklinde talepte bulunduğunun anlaşılması karşısında; temyiz hakkından feragat sebebiyle sanık müdafiin dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden Yapılan İncelemede

Sanığın, alkollü olması nedeniyle işlem yapmak isteyen görevli polis memuru olan şikâyetçilerin görevlerini yapmalarını engellemek amacıyla tehdit eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçu kapsamında kaldığı belirlendiğinden Tebliğname'deki tehdit suçundan hüküm kurulması gerektiği yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.

1. Şikâyetçi......'ye Yönelik Hakaret Suçu Yönünden;

a. Sanığın bir suç işleme kararı kapsamında şikâyetçiye farklı zaman diliminde hakaret etmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

b. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, somut olayda; sanığın eylemini acil servisin neresinde gerçekleştirdiğinin tespit edilerek anılan maddenin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

2. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden;

Sanığın, görevi yaptırmamak içi direnme eylemini, birden fazla görevliye karşı bir suç işleme kararı kapsamında tek bir fiil ile gerçekleştirmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

3. Şikâyetçiler ...,...,... Ve....'ye Yönelik Hakaret Suçu Yönünden;

a. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.06.2013 tarihli, 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür.

Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın, görevli polis memurlarına hakaret etmesi biçimindeki eylemleri, aynı kasıt altında ve kısa aralıklarla işlenen tek bir hakaret suçunu oluşturduğundan hakaret suçundan bir kez mahkûmiyetine karar verilerek cezasından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden ayrı ayrı hükümler kurulması,

b. Zincirleme suç uyarınca yapılan artırım sırasında mağdur sayısı göz önüne alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanırken artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesini gerektiğinin gözetilmemesi,

c. Görevli polis memuru olan şikâyetçi.....'ya yönelik hakaret suçundan da kamu davası açıldığı halde hüküm fıkrasında adına yer verilmemesi,

d. Sanığın, şikâyetçi ......'ye karşı hakaret eylemini aleni sayılan polis merkezi koridorunda ve girişinde işlenmesine rağmen, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmayarak eksik ceza tayini,

Nedenleriyle, hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

A. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden Yapılan İncelemede

SONUÇ / HÜKÜM

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden Yapılan İncelemede Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/17870, K. 2024/888, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. A. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden Yapılan İncelemede
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17870
Karar No
2024/888
Tarih
24 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/17883 K.2024/192
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/17890 K.2024/356
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/17907 K.2024/988
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/17930 K.2024/735
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/17942 K.2024/339
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/17944 K.2024/434

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.