KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/18742 E., 2023/26271 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/319 E., 2016/502 K.
- Suçlar
- Hakaret, kötü muamele
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Şikâyetçi ... ve vekilinin 04.06.2015 tarihli duruşmada davaya katılma talebinde bulundukları ancak mahkemece katılma hususunda bir karar verilmediği anlaşılmakla, şikayetçinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasına katılan olarak katılmasına vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü:
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bucak Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı ile sanık ... hakkında kötü muamele ve hakaret suçlarından ve sanık ... hakkında kötü muamele suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Şikâyetçi vekilinin temyiz isteği, suçların sübut bulduğuna ve resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 232 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların savunmasının alındığı 27.10.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/18742, K. 2023/26271, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama