KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/19056 E., 2023/26445 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/129 E., 2016/264 K.
- Suç
- Fuhuş
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/129 Esas, 2016/264 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında fuhuş suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların eylemlerinin sabit olduğuna ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurun fuhuş eylemlerine aracılık ve yer temin ettiklerinden bahisle sanıklar hakkında açılan kamu davalarına ilişkin, sanıkların savunmaları, mağdur beyanı, tanıklar F. G., Y. D. ve D. K.'nın anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla, Yerel Mahkemece, sanıkların atılı suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği kabul olunup, beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanıklar ... ve ...'ın savunmalarının alındığı 26.05.2015 ile sanık ... (...)'ın savunmasının alındığı 27.05.2015 tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/19056, K. 2023/26445, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama