KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/20585 E., 2024/1231 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/90 E., 2016/524 K.
- Suçlar
- İmar kirliliğine neden olma, 4708 sayılı Kanun'a muhalefet
- Hükümler
- Beraat, düşme
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile, a. Sanık ... hakkında 4708 sayılı Kanun'a muhalef suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. b. Sanık ... hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 184 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıkların cezalandırılmaları ve lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 4708 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık ...'ın 20.11.2015, sanık ...'in 17.04.2015 tarihli savunmaları olduğu ve bu tarihlerden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/20585, K. 2024/1231, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama