KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/20725 E., 2024/2747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/1182 E., 2016/452 K.
- Suçlar
- İmar kirliliğine neden olma, mühür bozma
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma ve mühür bozma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; daha önceden uygulanmış olan mühürün kırılmak suretiyle inşaata devam edildiğinin rapor edildiğine, dolayısıyla mühür bozma suçunun sabit olduğuna, ayrıca suça konu yapı belediye sınırları içerisinde olduğundan sanığın imar kirliliğine neden olma suçunu işlediğinin de sabit olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 203 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin suçlarla ilgili olarak düzenlenen 26.11.2015 tarihli iddianamenin olduğu ve bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/20725, K. 2024/2747, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama