KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/21108 E., 2024/457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/608 E., 2016/286 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın eşinin temyiz isteği, sanığın suç tarihinde 76 yaşında olduğuna ve temyiz kudretinin zayıflaması nedeniyle cezai ehliyetinin tespit edilmesi gerektiğine ve resen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, çay toplama meselesi nedeniyle tartıştığı katılana yönelik sinkaflı küfretmek suretiyle hakaret ettiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre temyiz sebepleri ile sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
1.5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekmekte olup somut olayda, aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanmadan yetersiz gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 125 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması,
2.Aleniyetin oluşmadığının kabulü halinde,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında,
temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden. Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/21108, K. 2024/457, 15 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama