KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/25340 E., 2024/3663 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/72 E., 2016/112 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Almus (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 22.06.2011 tarihli ve 2010/139 Esas, 2011/148 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 14.07.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün yukarıda belirtildiği şekilde aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanığın katılanların telefonlarına mesaj atmak suretiyle katılan C.D.'ye hakaret ettiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. 2. Sanık savunması, katılanların beyanı tespit edilmiştir. 3.İletişimin tespiti kayıtları, mesaj tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanığın gönderdiği mesajların içerikleri dikkate alındığında, eylemlerinin zincirleme şekilde 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2.Birinci bozma sebebi yönünden yapılacak değerlendirme sonucunda hüküm kurulurken; dosya içerisindeki uzlaşma teklif formlarının sadece cinsel taciz suçu yönünden tanzim edilmiş olması karşısında, 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının 1 inci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddelerinde öngörülen yönteme uygun biçimde uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu,
3.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında,
temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden. Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/25340, K. 2024/3663, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama