KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/25425 E., 2024/381 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/272 E., 2015/804 K.
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama Sanık hakkında kurulan hükmün;
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca taksitler halinde 3.000,00 TL adli para cezası ile ceza cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; suçsuz olduğuna, cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, bu ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, görevli polis memuruna yönelik cebir kullanmak suretiyle üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV.GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, zamanaşımını son kesen sebep olan karar tarihi dikkate alınarak, suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği belirlenmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/25425, K. 2024/381, 11 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama