KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/27570 E., 2024/3082 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/1003 E., 2016/503 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 8840 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Tebliğnamede, eylemin acil servisin müdahale odasında gerçekleştiğinin belirtilmesi karşısında, olayın meydana geldiği yerin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi ve sonucuna göre aleniyet ögesinin oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükmün bozulması gerektiği düşüncesi belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hasta sayısının az olmasına karşın mağdur ve katılanların eşiyle ilgilenmelerinin gecikmesi üzerine sakinleşmek amacıyla kendi kendine bağırdığına, sözlerinin muhatabının mağdur ve katılanlar olmadığına vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, rahatsız olan eşini tedavi ettirmek üzere devlet hastanesi acil servisine getirdiği, burada eşi ile ilgilenmediğini düşündüğü doktorlar katılan ... İ. ve mağdur ... A. G. ile birlikte hastanede görevli bulunan katılan ....'ye hitaben "A...koyduklarım." sözleriyle hakarette bulunduğu Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname'deki Bozma Düşüncesi Yönünden
Taraf ve tanık beyanları ile olay tarihli tutanak içeriklerinden sanığın muayene odasından çıktıktan sonra, aleni yer olan acil servis içerisinde de hakaretlerini sürdürdüğü anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasında bir isabetsizlik görülmeyerek Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılan ve mağdur beyanları, sanığın ikrar içeren savunması, tanık anlatımları ve olay tarihli tutanak içeriği doğrultusunda sanığın mağdur ve katılanlara yönelik hakaret suçunu işlediği hususunun sübut bulduğu yönündeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sair Sebepler Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/27570, K. 2024/3082, 11 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama