İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2021/33140 Karar: 2024/9537 Tarih: 2024

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/33140 K.2024/9537

4. Ceza Dairesi 2021/33140 E. , 2024/9537 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2636 E., 2018/2050 K. SUÇ : Fuhuş HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölg

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2021/33140 E. , 2024/9537 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2636 E., 2018/2050 K. SUÇ : Fuhuş HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölg

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2021/33140 E. , 2024/9537 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2636 E., 2018/2050 K. SUÇ : Fuhuş HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İlk Derece Mahkemesince sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, 2.Anılan kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile beraat hükmünün kaldırılmasına, sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 43, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafiinin temyiz istemi, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü, sanığın eyleminin basit yaralama kapsamında kaldığı gözetilmeden fuhuş suçundan hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerektiğine, 2.Katılan vekilinin temyiz istemi, eksik inceleme ve araştırma yapıldığına, sanığın eyleminin cinsel saldırı kapsamında kaldığı gözetilmeden fuhuş suçundan hüküm kurulmasının isabetli olmadığına, sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, usul ve yasaya aykırı olan kararın açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle bozulması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın, mağdureye yönelik nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, ilk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık, tüm aşamalarda üzerine atılan suçlamaları kabul etmediğini, mağdureyi başkaca erkeklerle birlikte olmaya zorlamadığını beyan etmiş ise de, mağdurenin istinaf aşamasında sanığın kendisini para karşılığı başka erkeklerle ilişkiye girmesi konusunda zorlamasının söz konusu olmadığını belirtmekle birlikte, ilk derece mahkemesinde hazırlık ifadesini tekrar edip hazırlıktaki ifadesinde olayları ayrıntılı bir şekilde anlattığı, tanık L.Ö.'nün savcılık aşamasında alınan beyanının mağdurun beyanlarını birebir doğruladığı, yine aynı şekilde tanık H.H.A.'nın da sanıkla mağdurenin kendisinin kaldığı eve gelip kalmaya başladığını, sanığın son zamanlarda mağdureyi tanık L.Ö.'nün arabasıyla gezdirdiğini, tanık L.Ö.'nün kendisine sanığın mağdureyi de Davala mevkiine bıraktığını söylediğini, olay günü sanığın E.Y. isimli şahsın Alaşehir'den gelen misafiri İ. isimli şahısla ile pazarlık yapıp mağdureyi pazarlamak istediğini ancak anlaşamadıklarını belirterek aynı şekilde mağdurenin beyanlarını doğruladığı, dosyadaki nüfus kayıtlarından tanık H.H.A.'nın 02.09.2016 tarihinde öldüğünden dolayı tanık L.Ö.'nün ifade değiştirip mağdur ve kendisini pazarlayan kişinin tanık H.H.A. olduğunu belirttiği anlaşıldığından, sanığın, mağdurenin ve tanık L.Ö.'nün sonradan değişen beyanlarına itibar edilmeyip, mağdur ve L.Ö.'nün hazırlık aşamasındaki beyanlarına itibar edilmekle; kendisi çalışmak istememesine rağmen sanığın mağdureyi zaman zaman darp ederek zorla Davala denilen mevkiiye tanık L.Ö. ile birlikte götürüp yoldan gelip geçen araç sürücülerine pazarladığının sabit olduğu ve sanığın eyleminin hukuksal vasıflandırılmasına gelince, mağdurenin 01.01.1989 doğumlu olup suç tarihinde 27 yaşında reşit bir kişi olduğu, dosyaya yansımış kendisine yönelik cinsel saldırı eylemlerine karşı mukavemete engel herhangi bir rahatsızlığının ileri sürülmediği, bu yönde herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, sanığın kendisini para karşılığı yoldan geçen araç sürücülerine pazarladığında cinsel ilişkiye girmekten kaçınabileceği göz önünde bulundurularak sanığın eyleminin cinsel saldırı suçunun unsurlarını oluşturmadığı ancak sanığın mağdureyi isteği ve rızası dışında cebir ve tehditle Davala mevkiinde yoldan gelen geçen araç sürücülerine pazarlamak suretiyle zincirleme şekilde fuhuş için aracılık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen deliller karşısında ve temyiz sebebi olarak ileri sürülen hususlarda Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesi hukuka uygun bulunmuştur. 2.Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık bulunmadığından, aynı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla