KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/33461 E., 2024/9523 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/789 E., 2018/808 K.
- Suçlar
- Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
- Hükümler
- Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama, bozma
Karar Metni
912 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Turhal Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2013 tarihli 2012/605 Esas, 2013/217 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası,43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 12 gün hapis cezası ile, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 5 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine Yerel Mahkemece hüküm aynen açıklanmıştır.
3. Sanık ve Üst Cumhuriyet savcısının istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasının A-3 nolu paragrafındaki sonuç ceza olan "5 ay 22 gün" yerine "6 ay 7 gün", hüküm Fıkrasının B-4 nolu paragrafındaki sonuç ceza olan "1 yıl 2 ay 12 gün" yerine "1 yıl 2 ay 17 gün" olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; aşamalarda samimi olarak pişmanlığını dile getirdiğine, lehine olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine, bu nedenlerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, karıştığı kavgaya müdahale eden ve arkadaşlarını şikâyet nedeniyle ekip otosuna almak isteyen polis memurlarına hakaret ve tehdit ettiği, kendisinin de ekip otosuna alındığı sırada eylemlerine devam ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında İlk Derece Mahkemesince; sanığın savunması, birbirini doğrular ve birden fazla sayıda şikâyetçi ve tanık beyanları, olay yeri tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın atılı suçlardan mahkûmiyetine karar verilmiş ve hükmün açıklanmış geri bırakılmıştır. Sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine mahkeme hükmü aynen açıklamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği kabul edilmiş ancak sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 indirim yapılarak 6 ay 7 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken 5 ay 22 gün hapis cezasına, kamu görevlisine hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince 1/6 indirim yapıldığında 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken 1 yıl 2 ay 12 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesine dair hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hüküm kurulurken hüküm fıkrasında suç adı doğru belirtildikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi yerine aynı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrasının gösterilmesinin mahallinde düzeltilir maddi hata niteliğinde olduğu belirlenmiştir.
Sanığın aşamalardaki samimi ikrarı, şikâyetçi beyanları ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın atılı suçu işlediğine dair kabul ve gerekçenin yerinde olduğu,
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın aşamalardaki samimi ikrarı, şikâyetçi beyanları ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın atılı suçu işlediğine dair kabul ve gerekçede herhangi bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla; sanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ile 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi hukuka ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede talep olunmayan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/33461, K. 2024/9523, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama