KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/39313 E., 2024/12986 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suçlar
- Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
- Temyiz edenler
- Sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde sanıklar hakkında; görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesince; hakaret suçundan kurulan hükümlere ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin ise sonuç ceza miktarları azaltılmak suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın alkolün etkisiyle polis memurlarının orantısız müdahalesine tepki vererek atılı suçları işlediğine yöneliktir. 2. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri, sanığın suç kastının olmadığına, polis memurlarının sivil giyimli olmaları sebebiyle polis olduklarını bilmeden hareket ettiğine, kabul edilse dahi hakaret eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçu içerisinde değerlendirilmesi ile şikayetçilerin orantısız güç kullandığına ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği belirlenmiş, sanık ...'ın mahkemede, şikayetçilerin polis memuru olarak kendilerini tanıttıklarını, davranışlarından dolayı sinkaflı hakaret ettiğini belirtmesi karşısında sanığın, şikayetçilerin polis memuru olduğunu bildiği anlaşılmış; olay anını gösterir kamera görüntülerine ilişkin bilirkişi raporu, şikayetçilerin tutarlı anlatımları, sanık ...'ın ikrar içeren savunmaları ve olay tutanağı doğrultusunda sanıkların hakaret suçunu işlediklerine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanıklara yükletilen hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Mağdur sayısı dikkate alındığında hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 43/2 maddesinin uygulanması sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemiş ve sanık ...'ın adli sicil kaydında ikinci kez mükerrirliğe esas başkaca bir ilamı bulunduğu halde birinci kez mükerrirlik sonucu doğuran ilam tekerrüre esas alınmış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı
anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/39313, K. 2024/12986, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama