KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/43765 E., 2024/15154 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece bozma üzerine sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme kararı verilmesi gerektiğine, polis memurlarının kendisini darp edip hakaret ettiğine, görüntü kayıtlarında bu hususların yer almadığına vesaire yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51. ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Hakaret suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak belirlenen ceza "10 ay 27 gün" yerine ''10 ay 17 gün" hapis olarak eksik tayin edilmiş ise de 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca cezanın 3 ay 19 gün hapis cezası üzerinden infaz edilmesine karar verilmesi sebebiyle bu hususun sonuca etkili olmadığı belirlenmiştir.
Ancak;
1. "Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir." şeklinde düzenlenen 1412 sayılı Kanun'un 326/2. maddesi gereğince, bozma sonrası yapılan yargılamada, hakkında verilen hüküm bozmaya konu cezadan daha ağır olan sanığın bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan önceki beyanları ile yetinilerek savunma hakkının kısıtlanması,
2. Kabule göre de;
a. 5237 sayılı Kanun'un 61/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında sayılan hususlar, aynı Kanun'un 3/1. maddesindeki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" biçimindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve deliller birlikte değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili yasa maddesindeki alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının uygulanması gerekirken, 5237 sayılı Kanun'un 61/1. maddesinde belirtilen yasal ibarelerin sanığın fiiliyle ilişkilendirilmeden tekrarlanması suretiyle ve hukuki dayanaktan yoksun soyut gerekçelerle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi,
b. Sanığa yönelik haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak, alt ve üst sınırlar arasında makul oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/43765, K. 2024/15154, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama