KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/11129 E., 2025/5026 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/288 E., 2020/543 K.
- Suç
- Cumhurbaşkanına hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın kolluk tarafından alınan ifadesinde müdafiinin hazır bulunmadığı, sanığın kovuşturma aşamasında da bu ifadesini doğrulamadığı, bu kapsamda kolluk beyanının hükme esas alınamayacağına, sanığın davaya konu paylaşımları kendisinin yapmadığını belirttiğine, bu hususta eksik araştırma yapıldığına, şüpheden sanığın yararlanacağına ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında hükmedilen cezanın miktarı dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51. ile 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanamayacağı anlaşılmıştır. Ancak;
1. 5271 sayılı Kanun'un 148/4. maddesinde yer alan "Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz" ve aynı Kanun'un 213. maddesinde yer alan "Aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir." şeklindeki yasal düzenlemelere göre; sanığın önceki ifadesinin duruşmada okunmasının ilk koşulunun iki ifade arasında çelişki bulunması,
ikinci koşulun ise sanığın önceki ifadesinin; hakim, mahkeme ya da Cumhuriyet savcısı tarafından alınması veya kollukta alındığı taktirde ise ifadeye müdafiinin katılması olduğu, somut olayda her ne kadar sanık kolluk beyanında davaya konu paylaşımları kendisinin gerçekleştirdiğini ve ilgili hesabın kendisine ait olduğunu ikrar etmiş ise de bu ifadenin müdafi huzurunda alınmadığı, duruşmada da bu ifadenin doğrulanmadığı,
bu nedenle sanığın kolluk ifadesinin duruşmada okunamayacağı ve hükme esas alınamayacağının anlaşılması karşısında, sanığın kolluk ifadesi dışlandıktan sonra atılı suçu işlediğini gösterir delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;
a. 5237 sayılı Kanun'un 61/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında sayılan hususlar, aynı Kanun'un 3/1. maddesindeki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" biçimindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve deliller birlikte değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili yasa maddesindeki alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının uygulanması gerekirken, 5237 sayılı Kanun'un 61/1. maddesinde belirtilen yasal ibarelerin sanığın fiiliyle ilişkilendirilmeden tekrarlanması suretiyle ve hukuki dayanaktan yoksun soyut gerekçelerle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi,
b. Cumhurbaşkanına hakaret suçundan kurulan hükümde zincirleme suç uyarınca yapılan artırım sırasında gerçekleştirilen paylaşımların tarihi ve sayısına göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uygulanırken artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesini gerektiren bir neden bulunmadığı gözetilmeksizin 1/2 oranında artırım yapılmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/11129, K. 2025/5026, 17 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama