KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/13335 E., 2025/6572 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/753 E., 2021/1154 K.
- Suçlar
- Hakaret, Cumhurbaşkanına hakaret
- Suç tarihleri
- 16.07.2016, 27.10.2018
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret ve Cumhurbaşkanına hakaret suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, davaya konu paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabının kendisine ait olduğu ancak bu süreçte birkaç kez çalındığına, atılı suçu işlemediğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
A. Cumhurbaşkanına Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
Sanığın davaya konu sosyal medya hesabının kendisine ait olduğunu kabul etmesi ve çalındığı iddiasına karşın bu konuda adli makamlara yansıyan bir şikayetinin bulunmaması ile 12.10.2018 tarihli açık kaynak araştırma raporunda davaya konu gönderilerin silinmemiş olup halihazırda mevcut bulunduğunun anlaşılması doğrultusunda sanığın atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanığa yükletilen Cumhurbaşkanına hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "27.09.2018" yerine "27.10.2018" olarak gösterilmesi,
2. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir.
Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Somut olayda, sanığın yazdığı iddia ve kabul edilen sözlerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
3. Kabule göre de; sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde tekerrür hükümleri uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
IV. KARAR
A. Cumhurbaşkanına Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/13335, K. 2025/6572, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama