İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/15692 K.2022/25786

Hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1-4, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 7.080,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2019/87 esas, 2020/795 sayılı…

Esas2022/15692Karar2022/25786Tarih20 Aralık 2022Okuma5 dk · 984 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2022/15692 E., 2022/25786 K.·K Arar

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Aralık 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

984 kelime·5 dk okuma

Hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1-4, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 7.080,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2019/87 esas, 2020/795 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10/11/2022 gün ve 2022/128365 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:

İstem yazısında;

"Her ne kadar ... Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli kararı ile; "kasıtlı suçtan mahkûmiyet kararları bulunan adlî sicil kaydı engel teşkil eden sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde öngörülen koşullar oluşmadığından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" şeklinde karar verilmiş ise de;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16/02/2010 tarih ve 4/253-28 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukukî bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan,

bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezaî nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturduğu, koşullu bir düşme nedeni oluşturan "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" müessesesinin, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, sanığın kabulü, zararın giderilmesi) varlığı hâlinde Mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re'sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanacağı,

Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 08/01/2019 tarihli ve 2018/3513 esas, 2019/498 karar sayılı ilâmında yer alan, " ...

İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında hakaret suçundan adlî para cezası verildiği, adlî sicil kaydı incelendiğinde, 24/05/2001 tarihli adlî para cezasına ilişkin 647 sayılı Kanun'un 6. maddesine göre ertelenen adlî para cezasına ilişkin ilâmının bulunduğu, karar tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresi geçtiği için 765 sayılı TCK'nın 95/2. maddesi gereğince bu ilâma ilişkin olarak esasen vaki olmamış sayılma koşullarının oluştuğu, sanığın başka da sabıkasının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, adlî sicil kaydındaki ilâmın esasen vaki olmamış olmasına karşın bu sabıka nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığı biçimindeki kanunî olmayan ve yetersiz gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırıdır ... sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA ... " şeklindeki, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında yer alan, “Kesinleşmiş hükümlerde, 647 sayılı Yasa'nın 4 ve 6 veya 5271 sayılı Yasanın 50 ya da 51. maddelerinin uygulanıp,

uygulanmamasının … eski yasa döneminde işlenip, adlî sicilden silinme koşulları oluşmuş olan mahkûmiyetler ile ertelenmiş ve vaki olmamış sayılmasına karar verilen mahkûmiyetlerin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel oluşturmayacağı” şeklindeki açıklamaları karşısında,

Somut olayda sanık ...'ın adlî sicil kaydında görülen ...

Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01/08/1998 tarihli ve 1999/867 esas, 1999/283 sayılı kararı ile hükmolunan cezanın 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddesi gereğince verilmiş adlî para cezası olduğu ve cezasının aynı Kanunun 6. maddesi uyarınca ertelendiği, karar tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresi geçtiği için 765 sayılı TCK'nın 95/2. maddesi gereğince bu ilâma ilişkin olarak esasen vaki olmamış sayılma koşullarının oluştuğunun anlaşılması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını kabul eden ve yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak,

takdiri indirim uygulanan sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanması için gerekli objektif şartların mevcut olduğu gözetilmeden subjektif şartlar tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.

Hukuksal Değerlendirme:

5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,

- Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,

- Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,

- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,

- Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmaması,

Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/02/2010 tarih ve 4/253-28 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan,

bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır.

Koşullu bir düşme nedeni oluşturan "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" müessesesi, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, sanığın kabulü, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanmalıdır.

İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında hakaret suçundan adlî para cezası verildiği, adli sicil kaydı incelendiğinde, 28/04/1999 tarihli 647 sayılı Kanun'un 6. maddesine göre ertelenen adli para cezasına ilişkin ilamının bulunduğu, karar tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresi geçtiği için 765 sayılı TCK'nın 95/2. maddesi gereğince bu ilama ilişkin olarak esasen vaki olmamış sayılma koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, adli sicil kaydındaki ilamın esasen vaki olmamış olmasına karşın, “kasıtlı suç mahkumiyet kararları bulunan adli sicil kaydı engel teşkil eden sanık hakkında CMK'nun 231. maddesinde öngörülen koşullar oluşmadığından” biçimindeki kanuni olmayan ve yetersiz gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırıdır.

Sonuç ve Karar:

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,

1- Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan ... Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2019/87 esas, 2020/795 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

2- CMK’nın 309. maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 20/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/15692, K. 2022/25786, 20 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2022/15692
Karar No
2022/25786
Tarih
20 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/15693 K.2022/16113
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/15693 K.2022/25785
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/15694 K.2022/25787
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/15694 K.2022/16114
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/15695 K.2022/16115
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/15695 K.2022/17813

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.