İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Ceza Dairesi

YARGITAY · 4. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/2185 K.2024/9267

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260…

Esas2022/2185Karar2024/9267Tarih27 Haziran 2024Okuma5 dk · 1.008 kelime

KÜNYE

4. Ceza Dairesi 2022/2185 E., 2024/9267 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Haziran 2024
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2020/2907 E., 2021/755 K.
Suç
İmar kirliliğine neden olma
Hüküm
Mahkumiyet
Tebliğname görüşü
Bozma
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.008 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İlk Derece Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan davada, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine beraat kararı kaldırılarak atılı suçtan sanığın 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ile 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Tebliğanamede, yapılan inşai faaliyetin bina vasfında olmaması nedeniyle hükmün bozulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, balkon uzatma eyleminin bina vasfında olmadığına, sanık hakkında hem idari para cezası hem de adli para cezasına karar verilmiş olması nedeniyle mükerrir cezalandırma yapıldığına, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın, yapı ruhsatı olmaksızın binasındaki balkonları uzatmak suretiyle imar kirliliğine neden olduğu iddiasıyla açılan davada Mahkeme, inşai faaliyetin bina niteliğinde olmaması nedeniyle beraat kararı vermiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Binanın balkonlarının uzatılması biçimindeki inşai faaliyetin, binanın taşıyıcı sistemini etkilemesi ve bir alan artışına neden olması karşısında, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraate dair hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yapı tatil zaptı, bilirkişi raporu, dosyadaki fotoğraflar, alınan beyanlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu edilen inşai faaliyetin binanın taşıyıcı sistemini etkilemesi ve mevcut binada bir alan artışına neden olması karşısında, sanığın atılı suçtan cezalandırılması yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, temyiz istemi ile tebliğnamedeki görüşe de itibar edilmemiştir.

Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış,

Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hükmolunan kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilirken ilgili kanun maddesinin kararda gösterilmemesi hususu dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair hüküm fıkrasından sonra gelmek üzere "Sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.06.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık sanığın yapmış olduğu balkonun TCK'nın 184 üncü maddesi kapsamında bina vasfında olup olmadığı dolayısıyla imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.

Sanık hakkanda imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davası sonucunda yerel mahkemece, yapılan yapının bina vasfında olmaması nedeniyle beraat kararı verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince yapılan balkonların binanın taşıyıcı sistemini etkilediği ve alan artışına sebebiyet verdiği ve bu nedenle imir kirliliğine neden olma suçunun sabit olduğu kabul edilerek neticeten sanığın 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

TCK. Nun 2. maddesinde suçta ve cezada kanunilik ilkesi düzenlenmiş olup;

(1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.

(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.

(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde de Kimse, işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz hükmü ile suç ve cezada kanunilik ilkesi benimsenmiştir.

Yine binanın tanımı 3194 sayılı yasanın 5. maddesinde yapılmış olup; Bina "Kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme ve dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korumasına yarayan yapılardır." şeklinde tanımlanmıştır.

Yukarıda belirtilen hukuk ilkeleri ve bina tanımından sonra somut olay değerlendirildiğinde; sanığın mevcut ruhsatlı binasına iki adet üstü açık balkon çıktığı ve bu nedenle imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davası sonucunda yerel mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre söz konusu yapının bina vasfında olmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmiş,

kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince yapılan balkonların binanın taşıyıcı sistemini etkilediği ve alan artışına sebebiyet verdiği ve bu nedenle imar kirliliğine neden olma suçunun sabit olduğu kabul edilerek neticeten sanığın 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, suç ve cezada kanunilik ilkesi ve söz konusu yapının kanunda açıkça belirtilen bina vasfında olmaması,

kanunun geniş yorumlanması sonucu idari yaptırımı gerektiren bir eylemin suç olarak ihdas edilemeyeceği ve bu nedenle sanığa kanunda açıkça düzenlenmeyen bir eylem nedeniyle ceza verilemeyeceğinden, sanığın eyleminin imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturmadığı ve bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönüyle bozulması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun düzeltilerek onama kararına katılmıyorum. 27.06.2024

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/2185, K. 2024/9267, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
  7. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
  8. IV. Gerekçe
  9. V. Karar
  10. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2185
Karar No
2024/9267
Tarih
27 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/2188 K.2024/4219
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/2196 K.2024/8051
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/2207 K.2024/8050
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/2218 K.2024/4017
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/2227 K.2024/7369
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/2228 K.2024/7370

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.