KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/359 E., 2024/7934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/89 E. 2016/757 K.
- Şikayetçi
- Tuzla Belediye Başkanlığı
- Suç
- İmar kirliliğine neden olma
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan doğrudan zarar gören şikâyetçi Tuzla Belediye Başkanlığı'na usulüne uygun davetiye çıkarılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmü temyiz etme ... bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Şikâyetçi Kurum vekilinin temyiz isteğinin; duruşmalardan haberdar edilmediklerine, davaya katılma imkanı sağlanmadığına, bu nedenle dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna itiraz edilemediğine, sanığın cezalandırılması gerektiğine, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasına yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımını kesen son işlemin 15.03.2016 tarihli sanığın savunması olduğu ve bu tarihten temyiz incelenmesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/359, K. 2024/7934, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama