KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/5553 E., 2024/7940 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/446 E. 2021/965 K.
- Suç
- İmar kirliliğine neden olma
- Hüküm
- Düşme
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen, incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, suçtan doğrudan zarar gören şikâyetçi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde,
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilip, soruşturma evresindeki şikayetten vazgeçmenin katılma hakkını ortadan kaldırmayacak olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanunu'nun 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şikayetçinin kamu davasına katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla, imar kirliliğine neden olma suçundan sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı olan kararın açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, 01.06.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/5553, K. 2024/7940, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama