KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/6353 E., 2025/2893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Sayısı
- 2020/2569 E., 2021/1498 K.
- Suçlar
- Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama, bozma
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu, Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle; atılı suçları işlemediğine, darp edilip iftiraya uğradığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.5237 sayılı Kanun'un 125/3.a maddesinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup kamu görevlisinin, anılan Kanun'un 6/1.c maddesinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması, dolayısıyla her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının anılan maddedeki tanım çerçevesinde belirlenmesi, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir.
Bu kapsamda, bekçi olarak görev yapan mağdurun sanığın üst aramasını yapıp, kimlik sorması üzerine çıkan tartışmada, sanığın mağdura hakaret ettiğinin kabul edilmesi, 18.06.2020 tarih ve 31159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7245 sayılı Kanun uyarınca çarşı ve mahalle bekçilerine durdurma, kimlik sorma ve benzer yetkilerin tanınması,
incelemeye konu suç tarihinde çarşı ve mahalle bekçilerinin kimlik sorma yetkilerinin bulunmaması karşısında, sanığın suça konu eyleminin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu değil, 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesinde düzenlenen ve uzlaşma kapsamında bulunan hakaret suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
2.Hakaret eylemini, cadde üzerinde aleni şekilde gerçekleştiren sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, 3.Sanığın aşamalardaki, bekçilerin kendisini durdurarak kimlik sorup darp ettikleri yönündeki savunmasının, hakkında düzenlenen adli rapor içeriği ve temyiz dışı diğer sanığın değişmeyen ifadeleriyle desteklenmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, sonucuna göre haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyiz incelemesine tabi bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/6353, K. 2025/2893, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama