KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/7485 E., 2025/6457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/1781 E., 2019/1290 K.
- Suç
- Cumhurbaşkanına hakaret
- Suç tarihleri
- 14.02.2015 - 15.02.2015
- Hükümler
- İstinaf başvurularının esastan reddi
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, katılan vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince, esas dosya kapsamında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen beraat ile birleşen dosya kapsamında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvuruları Bölge Adliye Mahkemesince, esastan reddedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Beraat kararına ilişkin katılan vekilinin temyiz nedenleri özetle; suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna ve paylaşımın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğine yöneliktir.
2. Mahkûmiyet hükmüne dair sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; gerekçesiz şekilde, hukuka, hakkaniyete, adil yargılanma hakkına, eşitlik ve kanunilik ilkelerine aykırı karar verildiğine, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, paylaşımların eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına, bir kısım yazıların sanık tarafından yazılmadığına, bir kısım paylaşımlar için de matufiyet şartının gerçekleşmediğine, düşünce ve kanaat hürriyeti ile düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin haksız yere sınırlandığına, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve emsal kararların dikkate alınması istemine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Esas Dosya Kapsamında Verilen Beraat Hükmü Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 13.10.2015 tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir.
B. Birleşen Dosya Kapsamında Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Sanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.davaya konu edilmeyen, sanığın aynı katılana karşı 06.12.2014 tarihinde işlediği Cumhurbaşkanına hakaret suçundan 24.03.2016 tarihli iddianame ile açılan davada Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14.11.2017 tarihli, 2016/306 E. ve 2017/644 K. sayılı kararı ile kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 13.11.2019 tarihli,
2018/318 E. ve 2019/677 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, anılan kararın temyiz aşamasında olup kesinleşmediği; incelemeye tabi dosyadaki suç tarihinin 14.02.2015-15.02.2015 olduğu, iddianamenin ise 26.05.2015 tarihinde düzenlendiği,
her iki iddianameye konu eylemlerin, ilk iddianame tarihi olan 26.05.2015 tarihinden önce aynı suç işleme kararı kapsamında hukuki kesintiye neden olmayacak zaman aralığında gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, anılan dava dosyasının akıbeti araştırılarak mümkün olması halinde dosyaların birleştirilmesi ve sanığın eylemlerinin zincirleme suç kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Esas Dosya Kapsamında Verilen Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, anılan Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Birleşen Dosya Kapsamında Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/7485, K. 2025/6457, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama