KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/12063 E., 2023/21799 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/189 E., 2022/646 K.
- Suç
- Hakaret
- Karar
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Hakaret suçundan sanık ...’un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 126 ncı ve 125 inci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1.740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2022 tarihli ve 2022/189 Esas, 2022/646 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 gün ve 2023/53985 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “1. Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 18.05.2022 tarihli ve 2022/5106 Esas, 2022/12618 Karar sayılı ilâmında “… “yalaka herif”… Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir… sözlerin hakaret suçunu oluşturmadığından… KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE…” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, sanığın, şikâyetçiye yönelik sarf ettiği “Baş yalaka, kişiliksiz, kimliksiz, sahtekar bombacılar, öküzleri tımar edelim… vs." şeklindeki sözler nedeniyle hakkında hakaret suçundan açılan dava üzerine yapılan yargılama sonunda, “Kasetçi gibi, aşçı gibi elektrikçi gibi yalakaları.” sözlerinde geçen “Yalaka” kelimesi nedeniyle hakaret suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, anılan kelimenin kullanış şekli ve cümle kurgusu dikkate alındığında kaba söz kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, kullanılan sözün niteliği ve sanığın amacının katılanın onur,
şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın hakaret suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde,
Kabule göre de, 2. 5271 sayılı Kanun’un 254/1 inci maddesindeki “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca hakaret suçu bakımından uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde sanığın katılana hitaben söylediği mahkemece kabul edilen kaba hitap tarzındaki "Kasetçi gibi, aşçı gibi elektrikçi gibi yalakaları" sözünün, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
III. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/12063, K. 2023/21799, 2 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama