KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/12585 E., 2023/22006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/504 E., 2015/510 K.
- Suçlar
- Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
689 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında;
1. Katılan ... Ş.'ye yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Katılanlar ... E. ve ... E.'ye yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca ayrı ayrı iki kez 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, hakkında lehe hükümlerin uygulanarak haksız verilen cezaların bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılan ... Ş.'nin eşi, katılan ... E.'nin dayısı olduğu, suç tarihinde katılan ... Ş.'nin ... paylaşım sitesi üzerinden eşi ile birlikte paylaşmış olduğu fotoğrafı kendi ... duvarında paylaşarak "Ölünü sinkaf edeceğim, adamsan ara." şeklinde yorum yazmak suretiyle katılan ... Ş.'ye yönelik hakaret eylemini gerçekleştirdiği, ayrıca bu eylem öncesinde akrabaları olan katılan ... E. ve ... E.'nin telefonlarını süreklilik arz edecek bir şekilde aramak suretiyle katılanları rahatsız ederek üzerine atılı suçları işlediği, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın, katılan ... Ş. ve eşinin bulunduğu fotoğrafı kendi sayfasında paylaşarak yazdığı sözlerin söyleniş amacı da gözetilerek, bir bütün halinde tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, hakaret suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olup, bu suçun oluşması için eylemin Kanun'da ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekmektedir. Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Katılanların aşamalardaki beyanlarında, sanığın kendilerini arayarak hakaret ve tehdit ettiğini belirtmeleri karşısında, sanığın hangi eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinde düzenlenen genel ve tamamlayıcı nitelikte olan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu ve suçun unsuru olan ısrar ögesinin ne şekilde gerçekleştiği, sanığın kastının ne şekilde sırf huzur ve sükunu bozma saiki olarak kabul edildiği yöntemince açıklanmadan, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. (1) numaralı bozma sebebine göre.
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında,
temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden. Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle kararda hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/12585, K. 2023/22006, 4 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama