İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2023/13809 Karar: 2023/23742 Tarih: 2023

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/13809 K.2023/23742

4. Ceza Dairesi 2023/13809 E. , 2023/23742 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/355 E., 2021/533 K. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın hakaret ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyetine ilişkin yukarıda

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2023/13809 E. , 2023/23742 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/355 E., 2021/533 K. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın hakaret ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyetine ilişkin yukarıda

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2023/13809 E. , 2023/23742 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/355 E., 2021/533 K. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın hakaret ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyetine ilişkin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarih ve KYB-2023/88669 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; 1- 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesinde yer alan, "Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.", aynı Kanun'un 125/4. maddesindeki "Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Hakaret suçu için öngörülen cezanın üst sınırının 2 yıl hapis cezası olduğu gözetildiğinde temel halinin, basit yargılama usulü kapsamında kaldığı; ancak benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28/02/2017 tarihli ve 2014/4-757 esas, 2017/113 karar sayılı ilâmında, “...5237 sayılı TCK'nın 125. maddesinin dördüncü fıkrasında hakaret suçunun alenen işlenmesi, bu suçun nitelikli bir şekli olarak kabul edilmiştir. Bu fıkraya ilişkin madde gerekçesinde, aleniyet için aranan temel ölçüt, fiilin, gerçekleştiği koşullar itibarıyla belirli olmayan ve birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olması şeklinde belirtilmiştir. Hakaret suçunun, belirsiz sayıdaki kişiler tarafından işitilebilecek, görülebilecek ve algılanabilecek bir ortamda veya çok sayıda kişinin öğrenmesini sağlayacak herhangi bir araçla işlenmesi halinde, aleniyet vardır. Aleniyetin varlığı için, çok sayıda insanın hakareti öğrenmesinin olanaklı olması yeterlidir; söylenenlerin fiilen duyulması şart değildir. Aleniyet halinde, mağdur, hakaretin az sayıda kişi önünde gerçekleşmesine oranla, daha fazla rencide olacağı için, bu nitelikli hâl kabul edilmiştir. (Nur Centel, Hamide Zafer, Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Beta Yayınevi, 3. Baskı, 2016, s. 235)..." şeklinde belirtildiği üzere hakaret suçunun alenen işlenmesi durumunun, suçun nitelikli hali olduğu ve bu durumda öngörülen cezanın altıda bir oranında artırılacağı cihetle, sanığın üzerine atılı alenen hakaret suçuna ilişkin cezanın üst sınırının 2 yıldan fazla hapis cezasını gerektireceği, bu nedenle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/03/2022 tarihli ve 2021/39942 esas, 2022/7489 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi uyarınca ve bu suç yönünden basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gibi 5271 sayılı Kanun'un 251/8. maddesindeki düzenlemeye nazaran, sanığa yüklenen basit yaralama suçu bakımından da, bu suçun basit yargılama usulüne tabi olmayan alenen hakaret suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle anılan usulün uygulanamayacağı gözetilmeden, sanığa yüklenen suçlara ilişkin olarak basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesinin 5. fıkrasında "...Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.." şeklinde yer alan düzenleme ile sonuç cezanın nasıl belirleneceğinin düzenlendiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Basit yargılama Usulü" başlıklı 251/3. maddesinde yer alan "Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenlemede ise indirim oranının sonuç ceza belirlendikten sonra uygulanması gerektiğinin anlaşılması karşısında, 2- Mahkemesince sanık hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik basit yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince hükmolunan 150 gün karşılığı adli para cezasından, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak belirlenecek olan 112 gün adli para cezasının anılan Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden, 2.240,00 Türk lirası adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, önce adli para cezasına çevrilip sonrasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayin olunmasında, 3- Sanık hakkında katılan ...'a yönelik basit yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması sırasında 90 gün adli para cezası yerine 120 gün adli para cezasına hükmedilmesi, akabinde 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sırasında 75 gün adli para cezası yerine 100 gün adli para cezasına hükmedilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak belirlenecek olan 1 ay 26 gün adli para cezasının anılan Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden, 1.120,00 Türk lirası adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, önce adli para cezasına çevrilip sonrasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayin olunmasında, 4- Sanık hakkında katılan ...'a yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince hükmolunan 87 gün karşılığı adli para cezasından, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak belirlenecek olan 65 gün adli para cezasının anılan Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden, 1.300,00 Türk lirası adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, önce adli para cezasına çevrilip sonrasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayin olunmasında, İsabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Bir numaralı isteme yönelik incelemede 5271 sayılı Kanun'un "basit yargılama usulü" başlıklı 251 inci maddesinde; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. (3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu'nun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. (4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir. (6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir. (7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz. (8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. İncelenen dosyada; "5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." biçimindeki düzenlemesi göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmış olması karşısında, suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından, sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmemesi Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bir numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sanık hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyetine ilişkin Samsun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli ve 2021/355 Esas, 2021/533 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm verilirken, önceki hükümle belirlenmiş cezadan daha ağır olamayacağının gözetilmesine, 4. İki, üç ve dört numaralı istemlere yönelik incelemede; bir numaralı isteme ilişkin bozma kararının niteliğine göre bu istemlerle ilgili KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla