KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/14626 E., 2023/23750 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/38 E., 2015/716 K.
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
976 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında; 1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 53 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca, 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca, 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; atılı suçları işlemediği, orantısız davranan polislere direnmesinin pasif olduğu, görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurlarının oluşmadığı, şikayetçi polis memurları tarafından düzenlenen tutanağa itibar edilmesi ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı kullandığı sırada şikayetçi ve katılan polis memurları tarafından durdurulduğu, sanığın araçtan inmesinin istenildiği, inmemekte ısrar etmesi ve kaçmaya çalışması üzerine katılanlar ve şikayetçilerin aracın içine biber gazı sıktıkları, bunun üzerine sanığın araçtan indiği,
daha sonra gerekli işlemlerin yapılması için sanığın karakola götürüldüğü sırada alkolün de verdiği etki ile şikayetçi ve katılanlara hitaben "Göreceksiniz hepinizi sinkaf edeceğim, hepinizin a... koyacağım." diyerek tehdit ettiği ve "Adam değilsiniz, Allah'ını Kitabınızı sinkaf ederim, bana gaz sıktınız." diyerek hakaret ettiği, sanığın 1,22 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, eylemlerinin şikayetçi ve katılanların beyanları, tutanaklar, raporlar ve tüm dosya kapsamı karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılanlar ve şikayetçilerin beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında; sanığın atılı suçları işlediği, aynı dosyada mahkumiyet kararı verildiğinden vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın direnme eylemini birden fazla görevliye karşı işlemesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Hakaret ve Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Katılanlar ve şikayetçilerin beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında; sanığın atılı suçları işlediği, aynı dosyada mahkumiyet kararı verildiğinden vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin bozma sebebi dışındaki temyiz isteği ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Sanığın hakaret eylemini aleni olan polis merkezi girişinde gerçekleştirmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması,
2. Sanığın kamu görevlilerine karşı hakaret eylemi sırasında, aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi kapsamında mensup bulundukları dine göre kutsal sayılan değerlere de hakaret ettiğinin anlaşılması karşısında, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen eylemle cezanın orantılı olması gereğine aykırı olarak, ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarında hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi karşısında, olay tarihindeki adli sicil kaydına göre mükerrir olmayan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden hapis cezası tercih edilerek çelişki yaratılması,
4. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak,
5271 sayılı Kanun' a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının ( a-3 ) bendi kapsamına giren trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden.
Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hakaret ve Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/14626, K. 2023/23750, 7 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama