KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/1526 E., 2025/9173 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/1372 E. 2022/1379 K.
- Suçlar
- Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
- Hükümler
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama, düzeltilerek onama
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin karar verip dosyadan el çektikten sonra tavzih niteliğinde verdiği kararın hukuki değerden yoksun olduğuna ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca reddine, karar verilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın atılı suçları işlemediğine, taraflı yapılan soruşturmada elde edilen delillere itibar edilerek karar verildiğine, sadece mağdur beyanlarına dayanılarak sanığın cezalandırıldığına, şikayetten vazgeçilmesine karşın bu hususun dikkate alınmadığına yöneliktir.
III. GEREKÇE
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, alınan beyanlara, incelenen dava dosyası içeriğine göre, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın bu suçtan cezalandırılması yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, suçun takibinin şikayete bağlı olmaması karşısında temyiz istemine itibar edilmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Hüküm kurulurken mağdur sayısı da dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca alt hadden uzaklaşılarak artırım yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, alınan beyanlara, incelenen dava dosyası içeriğine göre, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın bu suçtan cezalandırılması yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, sanık müdafiinin temyiz istemine itibar edilmemiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sübut bulan suçtan belirlenen kısa süreli hapis cezasının seçimlik ceza olarak adli para cezasına çevrilmesi sırasında sanığın, bir kez yerine iki kez cezalandırılması hususu dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/1526, K. 2025/9173, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama