KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/16151 E., 2023/26361 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/37 E., 2022/155 K.
- Suç
- Hakaret
- Karar
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Görevli memura görevinden dolayı alenen hakaret suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 8 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
cezanın aynı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Aydın 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2022 tarihli ve 2022/37 Esas, 2022/155 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.11.2023 gün ve 2023/108452 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın 21/12/2020 tarihli eylemi sebebiyle cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, tekerrüre esas alınan Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/06/2021 tarihli ve 2021/640 esas, 2021/1148 sayılı kararının 06/07/2021 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/1. maddesinde yer alan “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme gereğince, incelemeye konu suçun, tekerrüre esas alınan kararın kesinleşmesinden önce işlendiği,
bu halde tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adlî sicil kaydında başka tekerrüre esas mahkûmiyeti de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanma imkânı bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir.
5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasının "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." biçimindeki düzenlemesi göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmış olması karşısında, suçun Kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve yukarıda belirtilen yeni hukuka aykırılık nedeni, kanun yararına bozma konusu yapılmadığından belirtilen kanun yolunun niteliği gereği resen giderilemeyecektir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.7.2007 gün ve 2007/145-172 sayılı, 27.3.2007 gün ve 2007/73-76 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere hükümdeki diğer yasaya aykırılıklar giderilmeden, uyuşmazlık konusunda karar verilmesi halinde, hukuka aykırılıkları giderme ve ülkede uygulama birliğini hukuka uygunlukla sağlama amacına hizmet için öngörülen "Kanun yararına bozma" kurumu, bünyesinde hukuka aykırılık taşıyan hükümleri onaylama sonucunu doğuracaktır.
Bu nedenle kanun yararına bozma konusunun bu aşamada sonuçlandırılmasına yer olmadığına, inceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/16151, K. 2023/26361, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama