KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/16995 E., 2026/1661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2026
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/1010 E., 2023/2070 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle; kararın gerekçesiz olduğuna, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, iletme kastının bulunmadığına, aleniyet koşullarının tartışılmadığına, erteleme hükümlerinin uygulanmadığına yöneliktir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
İncelemeye konu olayda; sanığın suça konu paylaşımının katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabule göre;
5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekir.
İncelemeye konu somut olayda; sanığın sosyal paylaşım sitesinde, katılanın ismi kullanılarak yapılan bir paylaşımın altına iddianamede belirtilen sözle yorum yazması şeklindeki eyleminde, davaya konu paylaşımın herkes tarafından görülme olanağı bulunup bulunmadığı tespit edilip sonucuna göre aleniyetin oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/16995, K. 2026/1661, 15 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama