KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/2414 E., 2025/6892 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/1588 E., 2022/172 K.
- Suçlar
- Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına, eksik inceleme ve soruşturma yapıldığına yöneliktir.
III. GEREKÇE
Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan İncelemede;
Sanığın savunması, şikayetçilerin beyanları, tanıkların anlatımları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan şartların olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın eylemini dokuz şikayetçiye karşı işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi gereğince arttırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemişse de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, yapılan incelemede eleştiri dışında başkaca hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Kasten Yaralama ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286/2-(d). maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın ve 286/2-(a). maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların,
aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/2414, K. 2025/6892, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama