KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/308 E., 2025/334 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/358 E., 2022/407 K.
- Suçlar
- Hakaret, tehdit, kasten yaralama
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama, bozma
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan neticeten hükmolunan cezanın kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece bozma üzerine sanık hakkında hakaret, tehdit ve kasten yaralama suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; haksız tahrik altında kaldığına, tanıkların yanlış beyanda bulunduklarına, atılı suçları işlemediğine ve kararın bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında düzenlenen iddianamede sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. maddesinde yer alan ve suç tarihinde uzlaşmaya tabi tehdit suçundan dava açıldığı ancak tehdit suçunun uzlaşmaya tabi olmayan 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesinde düzenlenen hakaret suçuyla birlikte aynı mağdura karşı işlendiği belirlenmekle uzlaşma hükümleri uygulanamayacağından Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık savunması, şikayetçi beyanı, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın mahkûmiyeti yönündeki Mahkemenin inanç ve takdiri yerinde olduğundan temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış,
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinde kamu davasına katılma üzerine vekalet ücretine hükmedilebileceğinin belirtilmesi, şikayetçi ...'ın 29.03.2016 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olduğunu ancak davaya katılma talebinin olmadığını beyan etmesi karşısında, davaya katılma hakkı bulunmayan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesine göre özel hüküm olan ve daha lehe düzenleme içeren aynı Kanun'un 129. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği vekalet ücretine ilişkin kısmın çıkartılarak, hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/308, K. 2025/334, 8 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama